Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, bilirkişi raporu cinayet şüphesini güçlendirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturma başlattı.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin süregelen soruşturmada önemli gelişmeler yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın "şüpheli ölüm" olarak değerlendirilmesi üzerine cinayet soruşturması başlattı. Bu gelişmelerin detayları kamuoyuna yansıdı.
Soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan işlem yapıldığı bildirildi. Eski bakanın ölümüne dair ilk raporların ardından ortaya çıkan yeni bulgular, olayın seyrini değiştirdi.
Bilirkişi Raporundaki Şok Detaylar
Soruşturmada kilit rol oynayan 25 Ağustos 2026 tarihli Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporu, Denizolgun'un ölümünün "şüpheli" olduğunu kesinleştirdi. Raporda yer alan korkunç detaylara göre, merhumun göğsünde 4 ayrı ekimoz tespit edildi.
Bilirkişi, "Göğse dizle basılıp ağız ve burun kapatılmış olabilir" ifadesiyle ölüm şekline dair ciddi bir şüpheyi dile getirdi. Ayrıca, otopside bulunan ağır metal bulgusu üzerine zehirlenme ihtimalinin de yeniden detaylı bir şekilde araştırılacağı belirtildi.
Adli Tıp Kurumu'ndaki Çelişkili Süreç
Soruşturmada Adli Tıp Kurumu'nun rolü de mercek altına alındı. Kurumun 17 Ekim 2016 tarihli raporunda Denizolgun'un ölümünün "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" olduğu belirtilmişti. Ancak, Başsavcılığın 24 Şubat 2026, 1 Haziran 2026 ve 14 Temmuz 2026 tarihli otopsi video kaydı taleplerine "böyle bir kayıt yoktur" şeklinde yanıt verilmesi dikkat çekti.
Adli Tıp Kurumu, daha sonra 18 Ağustos 2026 tarihinde kaydın var olduğunu bildirerek gönderdi. Bu çelişkili durum üzerine, kaydı ilk başta reddeden Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Fethi kabir işlemi ve diğer kurumlarla yapılan yazışmalar da soruşturmanın derinleştirildiğini gösteriyor.