Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini sabit tutma kararı alırken, ekonomistler yılın geri kalanına ve 2026'ya dair beklentilerini paylaştı. Uzmanlar, enerji fiyatları ve enflasyon görünümünün belirleyici olacağını vurguluyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son toplantısında politika faizini sabit tutma kararı alarak piyasaların odak noktası oldu. Bu kararın ardından önde gelen ekonomistler, yılın geri kalanında ve 2026'ya yönelik faiz politikasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Uzmanlar, küresel belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki değişimlerin, TCMB'nin gelecek dönemdeki adımlarında kilit rol oynayacağını belirtiyor. Enflasyon görünümündeki gelişmeler ve iç talep zayıflığı da karar alma süreçlerinde yakından izlenecek.
Uzmanlardan Yıl Sonu Faiz Görünümü
Ekonomist Haluk Bürümcekçi, TCMB'nin küresel belirsizlikler nedeniyle bir sonraki toplantıya ilişkin net bir sinyal vermediğini ifade etti. Bürümcekçi, enerji fiyatlarında bir iyileşme görülmesi durumunda Merkez Bankası'nın yılın kalanında sınırlı bir indirim alanı bulabileceğini, bu indirimin maksimum 200 baz puan olabileceğini öngörüyor.
Bürümcekçi'ye göre, 22 Ekim'deki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına kadar küresel gelişmelerin yanı sıra enflasyon ve rezervlerdeki seyir yakından takip edilecek. Bu veriler, TCMB'nin gelecekteki faiz adımları için önemli göstergeler olacak.
İhtiyatlı Duruş ve Potansiyel İndirimler
Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise TCMB'nin dezenflasyondaki ilerlemeye rağmen ihtiyatlı duruşunu koruduğuna dikkat çekti. Gözgör, mevcut enflasyon görünümünün bozulmaması halinde faiz indirimlerinin yeniden başlayabileceği beklentisini dile getirdi.
Gözgör'ün analizine göre, ekim ve aralık aylarındaki PPK toplantılarında 100'er baz puanlık indirimlerle politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine çekilebileceği tahmin ediliyor. Bu beklenti, piyasalarda yakından izlenen önemli bir senaryoyu oluşturuyor.
İç talepteki zayıflığın dezenflasyon sürecini desteklediğini belirten Gözgör, buna rağmen TCMB'nin yukarı yönlü riskler nedeniyle faiz kararlarını toplantı bazlı ve veri odaklı almaya devam edeceğini ekledi. Bu durum, esnek ve dinamik bir para politikası yaklaşımına işaret ediyor.