Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın İran gündemine yönelik 'Ulusa Sesleniş' konuşması, ABD'li Demokrat siyasetçiler tarafından sert eleştirilerle karşılandı. Konuşmada, İran'daki hedeflere ulaşıldığı savunulurken, muhalefet Trump'ı tutarsızlıkla suçladı.
Trump'ın Beyaz Saray'da yaptığı "Ulusa Sesleniş" konuşması, İran gündemine ilişkin güncel durumu değerlendirirken, ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi üyelerinden yoğun tepki topladı. Konuşmasında hedeflerin çoğuna ulaştıklarını savunan Trump, yakın bir zamanda saldırılarını tamamlayacakları mesajını verdi.
ABD Senatosu Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer, X platformundaki paylaşımında, Trump'ın konuşmasını "tutarsız, dağınık ve acınası bir başkanlık savaş konuşması" olarak nitelendirdi. Schumer, Trump'ın İran'daki eylemlerinin "ABD tarihindeki en büyük politika hatalarından biri" sayılacağını belirtti.
Muhalefetten Gelen Sert Eleştiriler
Schumer, Trump'ın savaşın gerekçelerini açık bir şekilde dile getirmediğini, müttefikleri uzaklaştırdığını ve ABD'lilerin gündelik sorunlarını görmezden geldiğini savundu. Demokrat lider, Trump'ın Başkomutan olmaya kesinlikle uygun olmadığını ve tüm dünyanın bunu bildiğini ifade etti.
ABD'li Demokrat Senatör Chris Van Hollen ise yaptığı paylaşımında, Trump'ın konuşmasında "her zamanki gibi yalan söylediğini" iddia etti. Van Hollen, "İki haftadan uzun süre önce 'Kazandık' dedi. Eğer öyleyse neden hala oradayız? Sırada ne var?" diye sorarak, Trump'ı "sanrılar gören bir adam" olarak tanımlayıp ülke ve dünya için tehlike oluşturduğunu belirtti.
Temsilciler Meclisi Üyesi Rashida Tlaib de yaptığı paylaşımda, Beyaz Saray ve Kongre'deki "savaş çığırtkanlarının" daima ölüm ve yıkımı fonlayacağını, savaşları fonlamayı bırakmak yerine ülkelerindeki insanların açlıktan ölmesine izin vereceklerini ifade etti.
Trump'ın Konuşmasından Detaylar ve Tehditler
Trump, İran'daki amaçlarının hiçbir zaman rejim değişikliği olmadığını ancak yönetimdeki isimlerin öldürülmesiyle bir bakıma "rejim değişikliği" yaşandığını iddia etti. Ayrıca, "Eğer bu süre zarfında bir anlaşma sağlanamazsa elektrik santrallerinin her birini vuracağız" tehdidinde bulundu.
ABD'nin özellikle İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn'e teşekkür borçlu olduğunu ve bu ülkelere savunma desteği vermeye devam edeceğini söyleyen Trump, NATO ülkelerinin ise "kolayca" Hürmüz Boğazı'nı "kontrol altına" alabileceğini öne sürdü. Trump, ABD'nin petrol konusunda Orta Doğu'dan "tamamen bağımsız" hale geldiğini savunarak, "Orada olmak zorunda değiliz. Onların petrolüne ihtiyacımız yok. Müttefiklerimize yardım etmek için oradayız" ifadelerini kullandı.