ABD eski Başkanı Donald Trump, enerji devleri ExxonMobil ve Chevron'un ikinci çeyrekte açıkladığı yüksek karlara sert bir dille tepki gösterdi. Trump, şirketlerin bu kazançları tüketici fiyatlarına yansıtması gerektiğini vurguladı.
ABD eski Başkanı Donald Trump, enerji sektörünün önde gelen firmaları ExxonMobil ve Chevron'un ikinci çeyrekte elde ettiği yüksek kârlara sert tepki gösterdi. Trump, iki şirketin 'çok fazla para kazandığını' belirterek, bu kazançların bir kısmının halka geri verilmesi ve perakende satış fiyatlarının düşürülmesi gerektiğini savundu. Bu açıklamalar, küresel enerji piyasalarında geniş yankı buldu.
ExxonMobil, 31 Temmuz'da kamuoyuyla paylaştığı finansal sonuçlara göre, ikinci çeyrekte net kârını yıllık bazda yüzde 105,1 oranında artırarak 14,5 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Bu rakamlar, şirketin beklentilerin üzerinde bir performans sergilediğini ortaya koydu.
Aynı dönemde Chevron da, net kârında yıllık bazda yüzde 384,8'lik kayda değer bir artışla 12,1 milyar dolarlık bir kazanç elde ettiğini açıkladı. Her iki enerji devinin de bu denli büyük kârlar açıklaması, Donald Trump'ın eleştirilerinin temelini oluşturdu.
Trump'ın Serbest Piyasa Vurgusu ve Eleştirisi
Kendisini serbest piyasa ekonomisinin güçlü bir savunucusu olarak tanımlamasına rağmen, Trump enerji şirketlerinin kârlarına yönelik eleştirilerini 'Bunu söyleyecek en son kişi belki de ben olmalıyım, çünkü serbest piyasa ekonomisinin büyük bir savunucusuyum' diyerek dile getirdi. Eski Başkan, 'Bir şirketin, bir önceki yıla göre 12 kat daha fazla kar ettiğini gördüğünüzde bunun bir kısmını halka geri vermeli. Perakende satış fiyatını, yani tüketici fiyatını düşürseler iyi olur. Çok fazla para. Bunu söylediğime şaşırabilirsiniz ama açık ve net söylüyorum; bundan memnun değilim' ifadelerini kullandı.
Trump, yüksek kârların temel sebebinin arz sıkışıklığı olduğunu ve bu durumdan hoşnut olmadığını vurguladı. Ayrıca, İran ile yaşanan gerilimin sona ermesi halinde petrol fiyatlarının önemli ölçüde düşeceğini öne sürerek, mevcut yüksek kârların uzun vadede sürdürülebilirliğine ilişkin bir perspektif sundu.