Dolar47,56 ₺ Euro54,80 ₺ Gram Altın6.221 ₺ Son güncelleme: 15:38
Nova Bülten
4 Ağustos 2026 Canlı takip
Son Dakika
← Ana sayfa Siyaset

Türk Siyasetinde Apati Riski Büyüyor: "Oy Versem de Değişmez" Endişesi

Türk siyasetinde son dönemde yaşanan gelişmeler, seçmenlerde "Oy versem de değişmez" algısıyla apati riskini artırıyor. Uzmanlar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin siyaset yapma alanını daraltan etkilerine dikkat çekiyor.

3 Ağustos 2026 14:27 2 dk okuma
Türk Siyasetinde Apati Riski Büyüyor: "Oy Versem de Değişmez" Endişesi

Türk siyasetinde apati riski, son dönemde yaşanan önemli gelişmelerle birlikte giderek daha fazla tartışılıyor. Seçmenlerde "Oy versem de değişmez" düşüncesiyle ortaya çıkan siyasi ilgisizlik, siyaset kurumunun geleceği hakkında endişeleri artırıyor. Bu durumun en somut örneklerinden biri, AKP'den koparak kurulan Gelecek Partisi'nin 29 Temmuz 2026 tarihinde kendini feshettiğini açıklaması oldu. Genel Başkan Ahmet Davutoğlu, partilerinin siyasetten çekilme nedenini "kirlenmiş siyasi iklimin parçası olmamak" olarak duyurdu.

Uzmanlara göre, Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile karar alma süreçlerinin giderek merkezi hale gelmesi, hem muhalefetin hem de iktidar partilerinin siyaset yapma alanını daraltıyor. Bu daralma, seçmenlerde siyasi ilgisizliğin, yani 'apati' riskinin büyüyüp büyümediği sorusunu gündeme taşıyor.

Rejim Değişikliği ve Daralan Siyaset Alanı

Siyaset bilimci Mesut Yeğen, bu sürecin tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirtiyor. Yeğen'e göre, hükümet sistemi değişikliği ve rejim dönüşümü, küresel makro faktörler ve insan malzemesindeki sorunlar bir arada etkili oluyor. Özellikle 2016 sonrası yaşanan rejim değişikliğini temel faktörlerden biri olarak gösteren Yeğen, hükümet sistemi değişikliği olarak sunulan dönüşümle birlikte siyaset yapmanın ana mekânının Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olmaktan çıktığını ve Cumhurbaşkanlığı kurumuna devrolduğunu vurguluyor. Yeni önerilerin artık milletvekillerinden değil, Cumhurbaşkanı çevresindeki danışmanlar ve politika kurullarından geldiğini ifade ediyor.

Meseleyi yalnızca sistem mimarisiyle sınırlı görmeyen Yeğen, medya, belediyeler, siyasi aktörler ve sivil alan üzerindeki baskıların da siyaset alanını daralttığını ve yeni tekliflerin önünü kestiğini dile getiriyor. Ayrıca, dünyanın endüstri devrimine benzer büyük bir dönüşüm geçirdiğini ve buna uygun bir siyasetin henüz üretilemediğini de ekliyor. Mikro düzeyde ise siyasetçilerin kalitesindeki düşüşe işaret eden Yeğen, hem otoriterleşme hem de önceki dönemlerin etkisiyle siyaset yapmanın maliyetli hale geldiğini, ikbal ve maddi menfaatlerin görece yüksek olmasının fırsatçı eğilimleri güçlendirdiğini kaydediyor.

Muhalefetin Etkisizleşen Denetim Araçları

Siyaset Bilimci İbrahim Uslu ise mevcut tabloyu 'siyasetin alanının daralması' olarak tanımlıyor. Uslu'ya göre, bu sistemle bütün gücün tek merkezde toplanması nedeniyle ne partiler içerisinde ne de partiler arasında rekabet bulunmuyor.

Uslu, muhalefetin elindeki denetim araçlarının da büyük ölçüde etkisizleştiğine dikkat çekiyor. Bakanlara sorulan soruların çoğunlukla yanıtsız kaldığını belirten Uslu, gensoru gibi klasik parlamenter denetim araçlarının da bu sistemle birlikte artık muhalefetin elinde olmadığını ifade ediyor. Sivil toplumun da sindirilmiş durumda olduğunu, sendikalar ve meslek örgütleri gibi yapıların etkisinin azaldığını vurguluyor.

Türk siyasetiapatisiyasi ilgisizlikCumhurbaşkanlığı SistemiAhmet DavutoğluGelecek Partisi

Göz at

Siyaset

YENİ Parti İlk Grup Toplantısını Yaptı: 'Eski Nesil Siyaset Bitecek'

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin ilk TBMM Grup Toplantısı'nda delege sistemine dayalı eski siyaset anlayışını terk edeceklerini ve üyelerin söz sahibi olacağı yeni bir dönemin başlayacağını duyurdu. Parti, 24 Temmuz'da 91 kurucu ile milletin talebi üzerine kurulduğunu belirtti.

4 Ağustos 2026 14:06 · 1 dk okuma