Trump'tan İran'a Yeni Saldırı Tehdidi: 'Hazırız' Mesajı
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı yeni bir saldırıya hazır olduklarını duyurdu. Bu açıklama, ABD'nin dün başlattığı ve 4 sivilin hayatını kaybettiği saldırıların ardından geldi.
İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Üssü'ne düzenlediği saldırı sonrası Türkiye-İsrail gerilimi tırmanırken, uzmanlar iç siyasetin bu durumdaki rolünü öne çıkarıyor.

İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Üssü'ne iki hafta önce düzenlediği saldırı ve ardından yapılan karşılıklı sert açıklamalar, Türkiye-İsrail gerilimini yeniden artırdı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 18 Ağustos'ta gerçekleşen saldırıyla ilgili olarak "güneye doğru ilerleyen Türk askeri yerleşimine izin vermeyeceğiz çünkü bu bizi tehdit ediyor" açıklamasını yaptı. Ancak Türkiye ve Suriye yetkilileri, saldırı sırasında üste Türk askeri bulunmadığını duyurdu.
Netanyahu'nun bu açıklamalarına Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan tepki geldi. Bu durum, bölgesel rekabette olası bir çatışma riskini gündeme getirirken, uzmanlar gerilimin kökenlerine dair farklı değerlendirmeler sunuyor.
Türk yetkililer ve bazı uzmanlar, İsrail'in Türkiye'ye yönelik açıklamalarını ülkede 27 Ekim'de yapılacak seçimlere bağlıyor. Yeditepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden Doçent Doktor İlkim Okyar, meselenin odağında dış politikadan çok iç politika olduğuna inandığını belirtiyor. Okyar, İsrail'deki kamuoyu araştırmalarında Netanyahu'nun Likud Partisi'nin geride olduğuna dikkat çekerek, her iki liderin de kendi seçmenine bakarak konuştuğunu ifade ediyor.
ABD merkezli St. Lawrence Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Doç. Dr. Howard Eissenstat da, bu çatışmayı büyütmenin hem İsrail hem de Türkiye'ye oldukça siyasi getirisi olduğunu savunuyor. Eissenstat, iki ülkede de "bayrağa sarılmak" ve güvenlik konusundaki güvenilirliğini ortaya koymanın faydalı olduğunu, bu tutumun tarafların birbirlerinin söylemlerinden beslenmesini sağladığını dile getiriyor. Ona göre, İsrail'deki şişirilmiş söylem Erdoğan için siyasi bir kazanımken, aynı şey İsrailli siyasetçiler için de geçerli.
European Neighbourhood Council adlı düşünce kuruluşunun direktörü Samuel Doveri Vesterbye de, iki ülke arasındaki gerilimde seçim ve iç siyaset faktörlerinin önemli rol oynadığını vurguluyor. Vesterbye, Netanyahu'nun geçmişte anketlerde oldukça kötü seyrettiğini, Gazze, Filistin ve şimdi de Türkiye ile gerilimin tırmanmasının, toplumda ötekileştirmeye dair felaket tellallığı üzerinden destek bulmasını sağladığını belirtiyor.
Türkiye'de ise birçok konuda ciddi fikir ayrılıkları ve bölünmeler olmasına rağmen, herkes bölgesel askeri politikalarından dolayı İsrail'e karşı memnuniyetsizlik ve eleştiride ortaklaşıyor. Vesterbye'ye göre bu durum Türkiye'nin işine yarıyor, birliği sağlıyor ve mükemmel bir hedef olan bir 'öteki' yaratıyor. İsrail'in Suriye'deki üsse saldırısının ardından iki ülke basınında askeri güç kıyaslamaları yapılmaya başlandığı da gelen bilgiler arasında.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı yeni bir saldırıya hazır olduklarını duyurdu. Bu açıklama, ABD'nin dün başlattığı ve 4 sivilin hayatını kaybettiği saldırıların ardından geldi.
Yönetmen Adam Wingard'ın beklenen aksiyon gerilim filmi "Saldırı", 4 Eylül'de sinema salonlarındaki yerini alacak. Adria Arjona'nın başrolde olduğu yapım, genetiğiyle oynanmış süper askerlere karşı ailesini savunan eski bir keskin nişancının hikayesini konu alıyor.
Almanya'da Brandenburg ve Kuzey Ren-Vestfalya eyaletlerinde elektrik altyapısını hedef alan peş peşe saldırılar meydana geldi. Olaylar sabotaj şüphesiyle soruşturulurken, yabancı güçlerin rolü de araştırılıyor.