Türkiye'nin de aralarında bulunduğu sekiz ülke, İngiltere'nin yasa dışı İsrail yerleşimlerinden ithalatı yasaklama ve bağlantılı hizmetleri kısıtlama kararını memnuniyetle karşıladı. Bu adımın uluslararası hukuka uygun olarak benzer adımları teşvik etmesi bekleniyor.
Türkiye'nin de aralarında bulunduğu sekiz ülke, İngiltere'nin yasa dışı İsrail yerleşimlerinden ithalatı yasaklama ve bağlantılı hizmetleri kısıtlama kararını memnuniyetle karşıladı. Dışişleri Bakanlığından 09.09.2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları, İngiltere'nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklama kararına ilişkin ortak yazılı açıklama yayımladı.
Bu ortak açıklamada, İngiltere'nin aldığı kararın uluslararası hukuka uygun şekilde diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya teşvik etmesi ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerinde bulunan kuruluşlar ile bu faaliyetlere karışan kişilerin hesap verebilirliğinin sağlanmasına katkıda bulunması temenni edildi.
Uluslararası Destek ve Ortak Bildiri
Söz konusu bakanlar, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanları tarafından yayımlanan “İki Devletli Çözüme İlişkin Ortak Bildiri”yi de memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Bu bildiri, uluslararası hukuka göre yasa dışı olan yerleşimlerle yapılan mal ticaretine ulusal veya Avrupa düzeyinde kısıtlamalar getirme ya da kendi ulusal usulleri çerçevesinde bu ve diğer tedbirleri aktif biçimde değerlendirme niyetini teyit ediyordu.
Açıklamada, uluslararası toplumun, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerini destekleyen veya bunların sürdürülmesine katkı sağlayan faaliyetlere son verilmesi amacıyla somut tedbirler almaya teşvik edildiği vurgulandı.
Hukuki Dayanak ve BM Kararları
Bakanlar, açıklanan bu niyetlerin, tüm devletlerin İsrail'in Filistin topraklarını hukuka aykırı işgalinden kaynaklanan durumu hukuken tanımama ve İsrail'in işgaliyle oluşturulan durumun sürdürülmesine yardım veya destek sağlamama yükümlülüğü de dahil olmak üzere, uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarıyla uyumlu olduğunu değerlendirdi.
Bu kapsamda, BM Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararı ile Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli İstişari Görüşü de alınan kararların hukuki dayanağını oluşturdu.