Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın da dahil olduğu dört ülkenin dışişleri bakanları, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı. BM marjında yapılan ortak açıklamada, bölgesel barış, güvenlik ve istikrara vurgu yapıldı.
Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu dört ülkenin dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler (BM) marjında gerçekleştirdikleri görüşmelerde Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik son dönemdeki saldırılarını şiddetle kınadı. Bakanlar, Orta Doğu ve daha geniş bölgede barış, güvenlik, istikrar ve refahın desteklenmesi amacıyla dört ülke arasındaki istişare ve eş güdümün sürdürülmesinin önemini teyit etti.
Ortak açıklamada, bölgede devam eden gerilim ve ihtilaflardan duyulan derin endişe dile getirildi. Diyalog ve diplomasinin, kalıcı çözüme ulaşılmasının yegane yolu olduğu vurgulanarak, bu çerçevede kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesi amacıyla "İslamabad Mutabakatı"na riayet edilmesi gerektiğinin altı çizildi.
Suudi Arabistan'ın Egemenliğine Sarsılmaz Destek
Dört ülkenin dışişleri bakanları, Yemen'deki Husilerin son dönemdeki saldırıları da dahil olmak üzere, Suudi Arabistan'a yönelik tüm saldırıları şiddetle kınadı. Suudi Arabistan'ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve güvenliğine yönelik sarsılmaz desteklerini yineleyen bakanlar, Suudi Arabistan'ın uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca kendisini, topraklarını ve halkını korumaya yönelik meşru müdafaa hakkını teyit etti.
Ayrıca, denizlerde seyrüsefer güvenliğinin ve serbestisinin korunmasının da önemi vurgulandı. Bakanlar, Yemen'in meşru hükümeti ve Yemen Başkanlık Konseyi’nin, siyasi bir süreç ve muhtelif tarafların katılacağı kapsayıcı bir Yemenliler arası diyalog yoluyla Yemen'de güvenlik, istikrar ve kalkınmanın sağlanmasına yönelik çabalarına sarsılmaz desteklerini yineledi.
Filistin ve Sudan Meselelerine Vurgu
Görüşmelerde Filistin meselesinin Orta Doğu'da barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasındaki merkezi önemi yeniden teyit edildi. Bakanlar, BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları doğrultusunda, başkenti Doğu Kudüs olan, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız, egemen, sürdürülebilir ve coğrafi bütünlüğü haiz bir Filistin Devleti kurma ve devredilemez niteliğe sahip kendi kaderini tayin etme hakkı da dahil olmak üzere, Filistin halkının meşru haklarına desteklerini yineledi.
Sudan'ın egemenliği, birliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne yönelik sarsılmaz desteklerini teyit eden bakanlar, meşru ulusal kurumlarının korunmasının ve Sudan’ın egemenliğini, birliğini zayıflatan paralel oluşumların reddedilmesinin önemini vurguladı. Sudan topraklarına yönelik yasa dışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçı akışının durdurulmasının gerekliliğinin de altı çizildi.
Ortak Güvenlik ve Bölgesel İş Birliğinin Geleceği
Dört ülkenin dışişleri bakanları, kolektif güvenliğin güçlendirilmesi ve uzun vadeli bölgesel istikrarın desteklenmesi amacıyla bölgesel ve uluslararası gelişmelerle ilgili yakın eş güdüm sürdürme ve istişarelere devam etme hususunda mutabık kaldı. Bu karar, bölgedeki mevcut gerilimlerin azaltılması ve kalıcı barışın sağlanması yönünde ortak bir iradenin göstergesi olarak değerlendirildi.