Avrupa Birliği, Ukrayna'ya tam destek ve Rusya'ya yeni yaptırımlar kararı alırken, ABD Başkanı Donald Trump Rus dizeli alımı karşılığında Ukrayna'dan farklı bir barış yolu izlemesini talep etti.
Avrupa Birliği zirvesi, Ukrayna'ya askeri ve mali desteği ana gündem maddesi olarak ele alıyor. Zirve sonuç bildirisinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya'dan dizel satın almak için ilan ettiği "enerji ateşkesi"nden duyulan "üzüntü" dile getirilecek ve Ukrayna lideri Zelenskiy'ye tam destek mesajı verilecek. Bu durum, Ukrayna'daki çatışmalara yönelik uluslararası yaklaşımlardaki derin ayrılığı gözler önüne seriyor.
Trump'ın "Enerji Ateşkesi" ve Şartları
ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile yaptığı anlaşma kapsamında, ABD en az 300 bin ton Rus dizelini satın alarak iç pazarına sunacak. Trump, bu anlaşma gereği Ukrayna'yı Rus enerji tesislerine saldırmaması konusunda uyardı.
Trump, ayrıca Ukrayna lideri Zelenskiy'nin devlet başkanlığından istifa etmesini ve yerine Rusya ile barışı savunan bir ismin gelmesini talep etti. Bu şartların aksi takdirde Ukrayna'ya sağlanan askeri ve mali yardımların yanı sıra istihbarat paylaşımının da sınırlandırılacağını belirtti. Zelenskiy ise bu taleplerin ardından bir kez daha sırtını Avrupa'ya dayayarak destek arayışına girdi ve AB zirvesine katılarak destek çağrısında bulundu.
Avrupa'nın Desteği ve Yeni Yaptırımlar
Avrupa Birliği, Rusya ile ilişkileri normalleştirerek barışa giden yolu açmak yerine savaşı körükleyici mesajlar vermeyi sürdürüyor. AB dışişleri bakanları, son toplantılarında Rusya'ya yönelik yeni yaptırım kararları aldı.
Yeni yaptırım listesi, Rus askeri-sanayi kompleksiyle bağlantılı yaklaşık 1600 kişi ve şirketi kapsıyor. AB, daha önce Rusya'dan doğal gaz ve petrol gibi ürünler alan ülke ve kişilere karşı da yaptırım kararları almış, hatta Rus petrolünü dünya piyasasına sevk eden Hindistan ve Türkiye gibi ülkelere de ticareti kesmeleri yönünde baskı uygulamıştı.
Enerji Anlaşması ve Çifte Standart İddiaları
Avrupa Birliği, Rusya ile irtibatlı kişi ve kurumlar üzerinde baskı kurarak savaşın finansman musluğunun kesilmesi için çaba harcarken, ABD'nin Rus dizelini satın alması çelişkili bir durum yaratıyor. Rusya'dan alınan petrol için verilen her dolar veya avro savaşın finansmanına gittiğine göre, ABD'nin satın alacağı dizel için vereceği milyonlarca dolar da savaşın finansmanına gidecek.
Rusya ile bağlantılı şahıs ve şirketlere uygulanan yaptırımlar konusunda kararlı olan AB'nin, mesele ABD olunca benzer bir tepki gösterememesi, uluslararası politikada çifte standart iddialarını gündeme getiriyor. Bu durum, AB'nin kendi ilkeleri ile büyük güçlerin çıkarları arasındaki denge arayışını zorlaştırıyor.