Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılması beklenen başkanvekilliği seçimi, CHP ve Yeni Parti gruplarının katılmaması ve salt çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle 8 Eylül tarihine ertelendi. Yaşanan süreç, siyasi gerilimi artırdı ve çeşitli iddiaları gündeme getirdi.
Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta gerçekleştirilmesi planlanan başkanvekilliği seçimi, yeterli çoğunluğun sağlanamaması üzerine 8 Eylül'e ertelendi. Seçim öncesinde belediye binası çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, CHP ve Yeni Parti grupları ortak bir kararla oylamaya katılmayarak sürece tepki gösterdi. Cumhur İttifakı'ndan 21 ve CHP'den 1 meclis üyesinin katılımıyla salonda 22 üye bulunurken, salt çoğunluk sağlanamadı.
Bu erteleme, Üsküdar'da siyasi gerilimi doruk noktasına taşıdı. CHP Üsküdar İlçe Başkanı Zerrin Civandağ ve Yeni Parti Üsküdar İlçe Başkanı Berk Tütüncü, yaptıkları ortak açıklamada iki parti grubunun birlikte hareket ettiğini ve halkın iradesine sahip çıkacaklarını belirtti. Üsküdar Belediyesi Başkanvekili Sibel Tan Çetinkaya ise belediyeyi 30 yıl sonra kazandıklarını hatırlatarak, “Üsküdar’ı üçüncü kez tekrar alıp bir ders daha vermeyi planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Gergin Sürecin Arka Planı
Seçim sürecinin bu denli gergin geçmesinin temelinde, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanarak görevden uzaklaştırılması yatıyor. Yeni Parti İlçe Başkanı Berk Tütüncü, bu süreci siyasi olarak nitelendirerek, başkanvekilliği seçiminden üç gün önce bazı meclis üyelerinin gözaltına alınıp tutuklanmasını “meclis çoğunluğunu elde tutmak için yapılan bir hamle” olarak değerlendirdi. Tütüncü ayrıca, meclisteki 27 üyeden dördünün AKP sıralarına geçtiğini ve iki üyenin tutuklandığını hatırlattı.
Tütüncü, diğer siyasi partilerin meclis üyelerine Hazreti Ali'nin “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” sözünü hatırlatarak çağrıda bulundu. Önceliklerinin, Başkan Sinem Dedetaş ile tutuklu meclis üyeleri Ekrem Baki ve Amine Cansu Çelik'in görevlerine dönmesi olduğunu vurguladı.
Tehdit ve Baskı İddiaları
Yeni Parti kanadından yapılan açıklamalarda, seçim süreci boyunca “tehdit ve baskı” uygulandığına dair ciddi iddialar dile getirildi. Bu iddiaların arasında, bir meclis üyesine bakanlıktan KCK'dan hüküm giyen oğlunu getirtme vaadiyle ulaşıldığı öne sürüldü. Bu durum, seçim atmosferindeki gerilimi daha da artırdı.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Yeni Parti grubuyla ortak karar alarak seçime katılmama kararı aldıklarını teyit etti. Yeni Parti Meclis Üyesi Hüseyin Ali Köklü ve CHP Meclis Üyesi Mustafa Erhan Eyvel de, mecliste ortak hareket ettiklerini ve 31 Mart seçim iradesini sürdüreceklerini belirterek, yaşananlara karşı birleşik bir duruş sergilediklerini ifade ettiler.