Yemen'de hükümet güçleri, Husilere yönelik başlattığı 'Yemen Şafağı' operasyonuyla 1370 Husi mensubunu etkisiz hale getirdi ve 300 araç ile teçhizatı imha etti. Bu gelişme, ülkedeki çatışmaların seyrini değiştirecek potansiyel taşıyor.
Yemen ordusu, Husilere bağlı askeri hedeflere karşı geniş çaplı operasyonlar başlattığını duyurdu. Yapılan açıklamada, tüm cephelerde düzenlenen hassas saldırılarda 1370 Husi mensubunun etkisiz hale getirildiği belirtildi. Operasyonlarda ayrıca 300 araç ve teçhizatın da imha edildiği bilgisi verildi.
'Yemen Şafağı' Operasyonunun Kapsamı
Ordudan yapılan açıklamada, operasyonun 'Yemen Şafağı' adı altında yürütüldüğü ifade edildi. Yayınlanan video görüntülerinde, Husilere ait gözlem noktaları, gelişmiş komuta ve kontrol merkezleri, silah depoları, ikmal ve takviye noktaları ile askeri bölgelerin hedef alındığı görüldü. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi, 5 Ekim'de yaptığı açıklamada, Husilerin elindeki toprakların geri alınması ve devlet egemenliğinin ülkenin tamamında hakim kılınması için geniş kapsamlı askeri operasyonlar başlattıklarını belirtmişti.
Darbenin Sonlandırılması İçin 'Kurtuluş Savaşı'
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid Abdullah en-Nezili, Başkan el-Alimi'nin talimatı doğrultusunda ülkedeki darbenin sonlandırılması, devlet kurumlarının yeniden tesisi ve halkın çektiği sıkıntıların giderilmesi amacıyla bir 'kurtuluş savaşı' başlattıklarını açıkladı. En-Nezili, bu operasyonun Yemenlilerin egemenliğin yalnızca halka ait olduğu bir ülkede yaşama hakkı için yapıldığını vurguladı.
İç Savaşın Arka Planı ve Son Gelişmeler
Yemen'deki iç savaş, Husilerin Eylül 2014'te başkent Sana'nın ve bazı vilayetlerin kontrolünü ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonu ise Mart 2015'te Yemen hükümetine destek amacıyla ülkeye askeri müdahalede bulundu. Nisan 2022'de başlayan ateşkesin sağladığı görece sakinliğin ardından Temmuz ayında başlayan çatışmalar, son dönemdeki en geniş çaplı askeri hareketliliklerden biri oldu. Eylül ayında çatışmaların şiddeti artarken, Husiler Hudeyde ve Taiz vilayetlerinde stratejik öneme sahip El-Maha (Moha) kenti dahil bazı önemli bölgelerin kontrolünü ele geçirmiş ve Babulmendeb Boğazı'na bakan Meyyun Adası'na kadar ilerlemişti.