Abdullah Öcalan, İmralı'dan gönderdiği mesajda, Ortadoğu'daki çatışmaların son bulması ve kalıcı barışın tesisi için silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasetin alması gerektiğini belirtti. Kürt varlığının güvence altına alınması ve eşit yurttaşlık vurgusu yaptı.
Abdullah Öcalan, bir konferansa İmralı'dan gönderdiği mesajda, Ortadoğu'nun önemli bir dönemeçten geçtiğini ve savaş ile çatışmaların halklara özgürlük getirmediğini net bir dille ifade etti. Öcalan, 'Silahların yerini siyaset, inkârın yerini eşitlik almalı' diyerek, bölgede kalıcı barışın sağlanması için temel bir paradigma değişikliği çağrısında bulundu. Mesajında enternasyonal dayanışma ve özgürlük duygularıyla selamlarını ileten Öcalan, konferansın halkların eşitliği, özgürlüğü ve Ortadoğu'da kalıcı barışın kurulmasına katkı sunmasını diledi.
Savaş ve Çatışmalar Özgürlük Getirmez
Öcalan, Ortadoğu'da yaşanan savaşların, çatışmaların, ulus-devletçi çözümlerin ve güvenlikçi politikaların halklara barış ve özgürlük getirmediğinin artık açık olduğunu vurguladı. Bu tespitin ardından, temel görevin savaş siyasetini terk ederek demokratik siyaseti esas almak olduğunu belirtti. Toplumu örgütleme ve halkların eşit, özgür bir şekilde bir arada yaşamasını güvence altına alacak yeni bir dönemin inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu arayışın temel tartışma başlıklarından biri olarak da Demokratik Konfederalizm ve Demokratik Cumhuriyet perspektiflerini öne sürdü.
Kalıcı Barış İçin Temel Şartlar
Feshedilen PKK'nin lideri olarak, silahlı mücadele stratejisinin sona ermesini yeni bir dönemin başlangıcı olarak gördüğünü aktaran Öcalan, bu değişimin meseleye yeni bir bakış açısı gerektirdiğini söyledi. Ancak silahlı mücadelenin bitmesinin tek başına barış anlamına gelmediğini de açıkça belirtti. Kalıcı barışın sağlanabilmesi için çatışmanın nedenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizdi. Bu kapsamda Kürt varlığının, dilinin ve kültürünün güvence altına alınması, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulması şartlarını sıraladı.
Demokratik Dönüşüm ve Hukuki Güvence
Öcalan, demokratik entegrasyonun tek taraflı uyum ya da mevcut düzene koşulsuz katılım olmadığını açıkladı. Tam tersine, farklılıkların inkâr edilmediği, hakların tanındığı ve ortak yaşamın eşitlik temelinde kurulduğu demokratik bir dönüşüm olması gerektiğini ifade etti. Demokratik siyasetin karşılığının demokratik cumhuriyet olduğunu, demokratik toplumun güvencesinin ise hukuk olduğunu vurguladı. Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyasetin kalıcılaşamayacağını ve barış sürecinin başarıya ulaşamayacağını belirtti.
Kürt sorununun çözümünün, Türkiye'nin demokratikleşmesinden ayrı düşünülemeyeceğini dile getiren Öcalan, Türkiye'nin demokratikleşmesinin de halkların eşit ve özgür biçimde bir arada yaşamasını sağlayacak bir siyasal iradenin ortaya çıkmasından bağımsız olmadığını kaydetti. Demokratik konfederalizm perspektifinin Ortadoğu için öneminin de bu noktada yattığını belirten Öcalan, çözümün halkları tek bir kimlik altında eritmek, sınırları ve farklılıkları ortadan kaldırmak olmadığını ifade etti.