Şarkıcı Atilla Taş'ın kızı Sezen Taş, Mersin'de düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Olayın ardından Sezen Taş'ın eski eşi Uğur Haliloğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla hakkındaki iddialara yanıt verdi.
Bir dönemin tanınan isimlerinden şarkıcı Atilla Taş'ın kızı Sezen Taş, geçtiğimiz günlerde apartmanın 14’üncü katından düşerek yaşamını yitirdi. Genç yaşta hayatını kaybeden Sezen Taş, Mersin'deki Mezitli Mezarlığı'nda düzenlenen cenaze töreninin ardından gözyaşları içinde toprağa verildi.
Cenaze törenine Atilla Taş, Sezen Taş’ın annesi İlkay Sarıköse, aile yakınları, müzisyen dostları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Büyük bir acı yaşayan Atilla Taş'ı, tören boyunca yakınları teskin etmeye çalıştı.
Eski Eş Uğur Haliloğlu'ndan Çarpıcı Açıklama
Sezen Taş'ın vefatının ardından hakkında çıkan haberler ve iddialar üzerine eski eşi Uğur Haliloğlu, sosyal medya hesabından uzun bir açıklama yaparak sessizliğini bozdu. Haliloğlu, paylaşımında 'İki evladımın annesi, 12 yılımı paylaştığım eski eşim Sezen’i kaybetmenin tarifsiz acısını ve şokunu yaşıyorum.' ifadelerine yer verdi.
Haliloğlu, evliliklerinin 11 ay önce karşılıklı anlaşma ile resmi ve hukuki olarak sona erdiğini vurgulayarak, 'Boşanma aşamasındaydılar' veya 'kavgalıydılar' şeklindeki haberlerin tamamen asılsız olduğunu belirtti.
Çocuk İddiaları ve Mahremiyet Vurgusu
Uğur Haliloğlu, özellikle basında ve sosyal medyada yer alan 'Çocukları kaçırdı' iddialarını sert bir dille yalanladı. Haliloğlu, 'Çocukları kaçırdı şeklindeki korkunç iddialar, akıl ve vicdan sınırlarını aşan iftiralardır.' şeklinde konuştu ve olaydan önce çocukların Sezen Taş'ın kendi talebi, onayı ve isteği dahilinde, pedagogların bilgisi ve yönlendirmesiyle kendisiyle Trabzon’a geldiğini açıkladı.
Haliloğlu, Sezen Taş'ın yaşadığı zorluklar, içsel mücadeleleri ve vefatına giden sürecin, çocuklarının annelerinin hatırasına duyduğu saygı gereği sonsuza kadar mahrem kalacağını ifade etti. Açıklamasında, 'Kendimi aklamak uğruna, evlatlarımın annesinin anısını incitecek tek bir kelime dahi etmeyeceğim.' diyerek önceliğinin çocuklarının bu travmatik süreci pedagoglar eşliğinde sağlıklı atlatması olduğunu vurguladı.