Avrupa'da artan hayat pahalılığı ve hükümet karşıtı gösteriler, Arnavutluk ve Fransa'dan sonra İtalya'yı da etkisi altına aldı. Ülkenin birçok kentinde sokaklar karışırken, Milano, Bologna ve Torino'da protestocular ile güvenlik güçleri arasında sert çatışmalar yaşandı.
Avrupa genelinde artan hayat pahalılığı ve hükümet politikalarına yönelik tepkiler, Arnavutluk ve Fransa'dan sonra İtalya'da da sokakları hareketlendirdi. Ülkenin birçok kentinde düzenlenen protestolar, özellikle Milano, Bologna ve Torino'da şiddetli çatışmalara dönüştü. Göstericiler, yüksek yaşam maliyetlerini ve hükümetin politikalarını protesto etmek amacıyla bir araya geldi.
Milano'da Çatışmalar ve Savaş Alanına Dönen Meydanlar
Milano kent merkezindeki Duomo Meydanı ve çevresi, protestocular ile güvenlik güçleri arasındaki olaylar nedeniyle adeta savaş alanına döndü. Çoğunluğu gençlerden oluşan göstericiler, Duomo Meydanı'nda toplanarak tepkilerini dile getirdi.
Protestocuların taş, sis bombaları, havai fişek ve çöp kutuları fırlatması üzerine polis, tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Duomo yakınlarındaki San Babila Meydanı ve Vittorio Emanuele Caddesi'nde de güvenlik güçleri, cop kullanarak göstericilere müdahalede bulundu. Olaylarda bazı polisler yaralanırken, şehirde maddi hasar oluştu.
Diğer Şehirlerdeki Gerilim: Bologna ve Torino
Milano dışında, Bologna ve Torino kentlerindeki gösterilerde de tansiyon yükseldi. Bologna'da Merkez Tren Garı önünde öğrenciler ve güvenlik güçleri arasında zaman zaman çatışmalar yaşandı. Polis ekipleri, göstericilere tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz sıkarken, bazı göstericiler de taş, metal ve patlayıcı fişeklerle karşılık verdi. Olaylar nedeniyle tren istasyonu tedbir amaçlı kapatıldı.
Torino'da da yüksek yaşam maliyetlerinin protesto edildiği gösterilerde, genç protestocular ile güvenlik güçleri arasında arbede çıktı. Torino'da kaldırım taşları ve cam kırıcı ekipman taşıyan bazı kişiler gözaltına alındı.
Hükümetten Tepkiler ve Barışçıl Protesto Çağrısı
Başkent Roma'da ise ülkenin en büyük işçi sendikası Genel İş Konfederasyonu (CGIL) tarafından düzenlenen ve on binlerce kişinin katıldığı yürüyüş olaysız sona erdi. İşçiler, hayat pahalılığını ve hükümeti protesto ederek 20 Kasım için ulusal grev ilan etme kararı aldı.
Başbakan Meloni, protestolara ilişkin yaptığı açıklamada, barışçıl gösteri yapan binlerce kişiye büyük saygı duyduğunu belirtti. Ancak Milano'da yaşanan şiddet olaylarını kabul edilemez bulduğunu vurgulayarak, güvenlik güçlerine taş atılmasını, polislerin yaralanmasını ve şehirlerin savaş alanına çevrilmesini kınadı. Meloni, muhalefete de şiddet olaylarını net bir şekilde kınama çağrısı yaptı. Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma-Altyapı Bakanı Matteo Salvini ise çıkan olaylara tepki göstererek protestocuları "korkaklar ve suçlular" olarak nitelendirdi.