Avustralyalı hedge fonu L1 Gold Fund'ın yöneticisi Raphael Lamm, altın fiyatlarındaki son düşüşün geçici olduğunu ve 40 trilyon doları aşan ABD kamu borcu gibi temel unsurların orta ve uzun vadede altını destekleyeceğini belirtti.
Avustralyalı hedge fonu L1 Gold Fund'ın yöneticisi Raphael Lamm, son dönemde yaşanan altın fiyatlarındaki düşüşün geçici nitelikte olduğunu açıkladı. 1,5 milyar Avustralya doları (1,1 milyar ABD doları) büyüklüğündeki fonu yöneten Lamm, fiyatlardaki uzun vadeli yükselişi destekleyen temel unsurların varlığını koruduğunu vurguladı. Ocak ayında rekor seviyeye ulaşan altın, hızla yükselen enerji fiyatları ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artışı beklentileriyle baskı altında kalmıştı. Altın, ABD ile İran arasında çatışmanın patlak verdiği Şubat ayı sonlarından bu yana yaklaşık beşte bir oranında değer kaybetti.
Uzun Vadeli Yükselişin Temel Dinamikleri
Raphael Lamm, altındaki orta ve uzun vadeli yükselişi destekleyecek iki ana faktöre dikkat çekti. Bunlardan ilki, 40 trilyon doları aşan ABD kamu borcu gibi 'kilit piyasalardaki mali durumların sürdürülemezliği' olarak belirtildi. İkincisi ise, merkez bankalarının artan altın tahsisleri oldu. Lamm, bu temel unsurların orta vadede varlığını koruyacağını, hatta daha da güçleneceğini ifade etti.
Kısa Vadeli Baskılar ve Uzman Analizleri
Kısa vadede altın fiyatlarının ABD-İran gerilimi, reel faiz oranları ve enflasyon verilerindeki gelişmelerle şekilleneceğini belirten Lamm, bu etkilerin nitelik itibarıyla son derece geçici olduğunu düşündüklerini aktardı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Develi de, ABD ve İran arasındaki gerilimin başlangıçta altını güçlendirdiğini, ancak tırmanan enerji fiyatları ve merkez bankalarının sıkı para politikalarına yönelmesinin düşüşü tetiklediğini ifade etti.
Prof. Dr. Develi, küresel ölçekte faizlerin yüksek kalma ihtimali, ABD tahvil faizlerindeki artış ve ABD dolarının küresel ölçekte güç kazanmasının da altın fiyatlarındaki düşüşü derinleştiren unsurlar olduğunu belirtti. Dünya Altın Konseyi (WGC) verileri ise, merkez bankalarının fiziki altın alımlarına devam ettiğini ve altına olan yapısal talebin güçlü kaldığını gösteriyor.
Altında Toparlanma Beklentisi
Uluslararası kuruluşların orta ve uzun vadeli projeksiyonlarında, altının yeniden yükselmesi yönünde beklentilerin şekillendiğini belirten Prof. Dr. Abdulkadir Develi, altın fiyatlarında toparlanma için kritik eşiğin Eylül sonu ve Ekim başı olacağını öngörüyor. Develi'ye göre, küresel ekonomideki enflasyonist tahribatın ortadan kalkması, enflasyonun normal seviyelere gerilemesi ve merkez bankalarının sıkı duruşlarından vazgeçerek daha güvercin mesajlar vermeye başlaması bu dönemi bulabilir.
Bu senaryonun gerçekleşmesiyle birlikte, yılın son çeyreğinde altındaki toparlanma eğiliminin desteklenmesi bekleniyor. Dünya Altın Konseyi de kısa vadede olmasa bile yıl sonuna doğru altın fiyatlarında yukarı yönlü bir toparlanma öngörüyor. Prof. Dr. Develi, altın yatırımcılarının önümüzdeki dönemde özellikle ABD'den gelecek olan veri akışını ve makro göstergeleri çok yakından takip etmesi gerektiğinin altını çizdi.