Global yatırım bankası Morgan Stanley, doların düşüş beklentisini revize ederek 2026'nın ikinci yarısına kadar süreceği öngörüsünden döndü. Yeni analizde Fed'in şahin tutumu ve artan siyasi risk primi gibi faktörler öne çıktı.
Global yatırım bankası Morgan Stanley, ABD dolarına yönelik önceki düşüş beklentisini revize ederek önemli bir görüş değişikliğine gitti. Banka analistleri, doların 2026'nın ikinci yarısına kadar süreceğini düşündükleri düşüş trendinin yanıldığını belirtti ve dolar görünümünün artık daha olumlu olduğunu açıkladı.
David Adams'ın da aralarında bulunduğu Morgan Stanley analistleri yayımladıkları notta, "ABD dolarındaki düşüşün 2026'nın ikinci yarısına kadar süreceğini düşünüyorduk, yanılmışız" ifadelerine yer vererek, piyasalardaki beklentilerinin değiştiğini net bir şekilde ortaya koydu.
Dolar Görüşündeki Dönüşümün Temel Nedenleri
Morgan Stanley'in dolar görüşünü değiştirmesinin ardında yatan temel nedenler detaylandırıldı. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) şahin tutumu ve ABD faizlerinin diğer ülkelere kıyasla daha güçlü seyretmesi, bu dönüşümdeki ana faktörler olarak gösterildi.
Ayrıca, euro aleyhine işleyen artan siyasi risk primi de doların zayıflamak yerine daha olumlu bir görünüm sergilemesine katkıda bulunan önemli bir etken olarak notta belirtildi.
Euro/Dolar ve Dolar Endeksi İçin Yeni Tahminler
Banka, revize edilen beklentileri doğrultusunda euro/dolar paritesinin 1,10 seviyesine gerileyeceğini öngörüyor. Bu tahmin, doların euro karşısında değer kazanmaya devam edeceği sinyalini veriyor.
Morgan Stanley ayrıca dolar endeksinin gelecek yılın ortasına kadar 104 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyor. Bu yükseliş beklentisi, doların küresel piyasalardaki genel gücüne işaret ediyor.
Piyasalarda Taktiksel Nötrlük ve Olası Riskler
Morgan Stanley analistleri, dolar konusundaki görüşlerini pozitif yönde değiştirmelerine rağmen taktiksel olarak nötr kalmaya devam ediyor. Bu nötrlüğün arkasında, politika kaynaklı bir artışın dolar aleyhine risk primini yükseltme riski yatıyor.
Analistler, bu durumun Euro (EUR) ve Japon Yeni (JPY) gibi para birimlerini daha güvenli carry trade para birimleri haline getireceği gerekçesiyle temkinli bir duruş sergilediklerini ifade etti.