Bank of America, ons altının 2026'nın son çeyreğinde 4.000 dolar seviyesinde dengelenmesini beklediğini açıkladı. Banka, kısa vadede fiziki talep ve enflasyon baskılarına dikkat çekerken, 2027 için 4.800 dolarlık uzun vadeli olumlu görünümünü koruyor.
Bank of America (BofA), altın piyasasına yönelik güncel analizinde, ons altının 2026 yılının dördüncü çeyreğinde ortalama 4.000 dolar seviyesinde dengelenmesini beklediğini duyurdu. Banka, kısa vadede fiziki talepteki zayıflama, güçlü dolar ve petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyon baskısı gibi faktörlerin, altının kalıcı bir yükseliş yakalamasını zorlaştırdığını belirtiyor. Ancak BofA, 2027 yılı için ortalama 4.800 dolarlık bir tahminiyle uzun vadeli olumlu görünümünü sürdürüyor.
Kısa Vadeli Baskılar ve Enflasyon Dinamikleri
Bank of America analistleri, yayımladıkları raporda ons altının önümüzdeki üç aylık dönemde öngörülen 4.000 dolarlık seviyenin üzerine çıksa bile kazanımlarını kalıcı hale getirmekte zorlanabileceğini ifade etti. Bu kısa vadeli görünümü baskılayan iki temel faktör olarak fiziki altın talebindeki zayıflama ve Orta Doğu'daki çatışmaların petrol fiyatları üzerinden yarattığı enflasyon baskısı öne çıkıyor.
Özellikle enerji fiyatlarının yüksek seyri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasını gevşetme ihtimalini kısıtlayarak altın üzerinde bir baskı unsuru oluşturuyor. Normal piyasa koşullarında jeopolitik risklerin artması, güvenli liman olarak görülen altına olan talebi destekleyebilirken, mevcut durumda farklı bir mekanizma işlemeye devam ediyor.
Jeopolitik Riskler ve Doların Etkisi
Orta Doğu'daki çatışmalar, petrol fiyatlarını yükselterek küresel enflasyon baskılarını artırmaktadır. Enflasyonun yüksek kalması ise Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceği, hatta ilave sıkılaştırmaya gidebileceği beklentilerini güçlendiriyor. Faiz getirisi sunmayan altın, yüksek reel faiz ortamında tahvil gibi faizli yatırım araçlarına karşı dezavantajlı bir konuma düşmektedir.
Ayrıca, ABD dolarının güçlenmesi de uluslararası yatırımcılar için altının maliyetini artırarak fiyatlar üzerinde ek baskı yaratmaktadır. Bu durum, jeopolitik gerilimlerin bir yandan güvenli liman talebini desteklerken, diğer yandan enerji fiyatları ve faiz beklentileri üzerinden altını olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.
Yatırımcı İlgisi ve Gelecek Beklentileri
BofA, altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) son iki ayda net para girişi gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Bu gelişme, finansal yatırımcıların altına yönelik ilgisinin tamamen ortadan kalkmadığının bir işareti olarak değerlendiriliyor.
Ancak banka, ETF girişlerinin tek başına altın fiyatlarını sürdürülebilir bir şekilde yükseltmek için yeterli olmayabileceği görüşünü koruyor. Piyasalardaki genel dengeler ve makroekonomik koşullar, altının gelecekteki seyrini belirlemede anahtar rol oynamaya devam edecektir.