2023 yılından bu yana Batı Şeria'da Filistinlilere karşı 63 bine yakın İsrail saldırısı belgelendi. Bu saldırılar, İsrail askerleri ve yerleşimcileri tarafından gerçekleştirilen can kayıpları, yıkımlar ve geniş çaplı toprak müsadeleriyle bölgedeki gerilimi artırdı.
2023 yılından bu yana Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik yaklaşık 63 bin İsrail saldırısı belgelendi. Filistin Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu'nun açıklamasına göre, bu üç yıllık süreçte İsrail askerleri 48 bin 174, İsrailli yerleşimciler ise 14 bin 742 saldırı gerçekleştirdi.
Saldırıların yoğunlaştığı bölgeler arasında El Halil 10 bin 840 saldırı ile öne çıkarken, Ramallah-El-Bire 10 bin 594, Nablus 10 bin 261 ve Kudüs 7 bin 315 saldırıya sahne oldu. Bu veriler, bölgedeki gerilimin coğrafi dağılımını gözler önüne seriyor.
Yerleşimcilerin Artan Saldırıları
7 Ekim 2023'ten bu yana İsrailli yerleşimcilerin saldırılarında 66 Filistinli hayatını kaybetti. Yerleşimciler, aynı dönemde Filistinlilere ait toprak ve mülkleri bin 182 defa kundakladı, yaklaşık 100 bini zeytin ağacı olmak üzere toplam 147 bin 111 ağacı söktü veya tahrip etti. Ayrıca köylere ve bedevi topluluklara yönelik 376 saldırı düzenlenirken, hayvancılık temelli 211 yeni kaçak yerleşim kurdu.
İsrail Askeri Operasyonları ve Yıkımlar
İsrail askerleri ise bin 894'ü ev olmak üzere toplam 5 bin 59 yapı ve tesisi yıktı. Kudüs, bin 244 yıkımla en çok etkilenen şehir oldu. Bununla birlikte, 2 bin 133 yapı için yıkım veya inşaatı durdurma kararları çıkarıldı.
Toprak Müsadereleri ve Yerleşim Planları
Aynı süre zarfında İsrail makamları, askeri el koyma emirleri ve "devlet arazisi" ilanları yoluyla 64,2 bin dönümlük Filistin arazisini müsadere etti. Bu rakam, son 30 yılın en yüksek toprak müsaderesi olarak kayıtlara geçti.
Batı Şeria ve Kudüs genelinde on binlerce konutluk 415 yerleşim planı hazırlandı. İsrail makamları, Doğu Kudüs'teki "E1" projesi de dahil olmak üzere 15 bin 760 yeni yerleşim birimi inşası için 97 ihale açtı.
Uluslararası Topluma Çağrı
Bu uygulamaların, fiili durumu aşarak ilhakı dayatmayı amaçlayan bir mevzuat sistemine doğru ilerlediği belirtiliyor. Uluslararası topluma, yerleşim birimlerinin genişletilmesine yönelik finansmanın durdurulması ve bu eylemlerin faillerinden hesap sorulması için gerekli tedbirleri alma çağrısı yapıldı.