Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Mehmet Akif Koç, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın bölgesel çatışmalardaki rolünü ve olası etkilerini analiz etti. Koç, 47 yıllık gerilimin bir anda sona ermeyeceği uyarısında bulundu.
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Mehmet Akif Koç, dünya gündemini meşgul eden İran Savaşı, Mekke Anlaşması, Filistin meselesi ve İsrail'deki seçimlerle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Koç, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında geçtiğimiz Ağustos ayında imzalanan Mekke Anlaşması'nın 'İttihad-ı İslam'a hizmet edebileceğini söylemek için henüz erken olduğunu vurguladı. Özellikle Trump'ın İran ile 3 Kasım öncesi anlaşma iddialarına değinen Koç, '47 yıldır sürekli artan bir çatışma dozunun veya söylemsel ihtilaf dozunun bir anda ortadan kalkacağını beklemek çok gerçekçi değil' ifadelerini kullandı.
Bölgesel Güç Dengeleri ve Türkiye'nin Hamlesi
Ortadoğu'daki güç dengelerine dikkat çeken Dr. Koç, 2003-2023 yılları arasında İran'ın bölgede bir dominasyon kurduğunu, 2023'ten itibaren ise İsrail'in güç kazandığını belirtti. Bu dinamikler karşısında Türkiye'nin bir strateji izlediğini ifade eden Koç, 'Türkiye bu iki ülkeye karşı Suud üzerinden Körfez'i öne çıkarmaya çalışıyor' yorumunu yaptı.
Mekke Anlaşması'nı bu stratejik çabanın bir yansıması olarak gören Koç, anlaşmanın Türkiye'nin Körfez Arap ülkelerini bölgesel denkleme yeniden dahil etme arayışının bir sonucu olduğunu dile getirdi. Mevcut Türkiye Cumhuriyeti liderliğinin, İran ve İsrail'e karşı daha realist bir perspektifle bir Türkiye-Körfez Arapları aksı oluşturmaya çalıştığını belirten Koç, doğrudan bir 'ortak düşman' kavramından bahsetmek için silahlı bir çatışmanın yaşanması gerektiğini vurguladı.
Anlaşmanın Gerçek Amacı: Kime Hizmet Edecek?
Anlaşmanın 'İttihad-ı İslam' ile bağlantısına şüpheyle yaklaşan Dr. Koç, İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde zaten yaklaşık elli İslam ülkesinin bulunduğunu ve farklı bölgesel birlikteliklerin var olduğunu hatırlattı. Koç'a göre, Mekke Anlaşması ile kurulacak düzenin, anlaşmaya taraf ülkelerin kendi bölgesel çıkarlarına mı hizmet edeceği, yoksa Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in bölge dizaynının bir destekçisi mi olacağı temel soruyu oluşturuyor. Bu soruya yanıt bulmak için anlaşmanın sonuçlarını beklemek gerektiğini ifade etti.
Potansiyel Riskler ve Filistin Meselesi
Dr. Mehmet Akif Koç, Mekke Anlaşması'nın potansiyel risklerine de dikkat çekti. Anlaşmanın, bölgedeki Sünni güçlerin Şii güçlere karşı bir savunma kalkanı veya ortak bir askerî pakt gibi konumlanması durumunda yeni gerilimlere yol açabileceği uyarısında bulundu.
Filistin meselesine de değinen Koç, Filistinlilerin yurtsuz kalmasında en büyük vebalin sahibi olan İngiltere'den dillendirilen 'iri söylemler'e prim verilmemesi gerektiğini savundu. Bölgesel dinamiklerin ve anlaşmanın gelecekteki seyrinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtti.