Berlin'de yaklaşan seçimler öncesi Sol Parti, Türk kökenli eyalet başbakan adayı Elif Eralp'in etkili kampanyasıyla anketlerde yüzde 21'e ulaşarak zirveye yerleşti. Eralp'in adaylığı, Türkiye kökenli seçmenler arasında büyük ilgi uyandırdı.
Berlin siyaseti, 18 Eylül 2026 tarihinde yapılacak eyalet seçimleri öncesinde Türk kökenli eyalet başbakan adayı Elif Eralp'in yükselişiyle hareketli günler yaşıyor. Son anketlere göre Sol Parti, Elif Eralp liderliğinde yüzde 21 oy oranına ulaşarak zirveye yerleşti. Bu durum, özellikle Berlin'deki Türkiye kökenli toplumda "Elif faktörü" olarak adlandırılan belirgin bir ilgi dalgası yarattı.
Elif Eralp'in Siyasi Yükselişi
Elif Eralp, parti içindeki üyelik geçmişi çok eski olmamasına rağmen, Berlin'de olağanüstü etkili bir kampanya yürüttü. 1980 askeri darbesinden kaçan sol kökenli bir aileden gelen Eralp, kapı kapı dolaşarak Sol Parti'yi anketlerde ilk sıraya taşıdı. Sol Parti'nin yüzde 21 ile önde olduğu bu anketlerde, CDU hemen arkasında yer alırken, AfD'nin oy oranı yüzde 18'e dayandı.
Türkiye Kökenli Seçmenlerden Yoğun İlgi
Eralp'in adaylığı, Berlin'de yaşayan Türkiye kökenli seçmenler arasında büyük bir konsensus yarattı. Çoğunluğu muhafazakar seçmenlerin oluşturduğu bu kitle, normalde Sol Parti ile özdeşleşmese de, Elif Eralp'i "bizden biri" olarak gördü. Seçmenler arasında "Elif Abla", "Elif kızım" veya "Bizim kız" olarak tanımlanan Eralp'e yönelik bu ilgi, hangi siyasi görüş veya yaşam tarzından olursa olsun tüm Türkiye kökenlileri bir araya getirdi.
Türkiye kökenli seçmenlerin büyük çoğunluğunun ilk oylarda (Erststimme) bölgelerindeki adayları tercih etse bile, eyalet başbakanını belirleyecek ikinci oylarda (Zweitstimme) büyük ölçüde Elif Eralp'i destekleyeceği öngörülüyor. Bu durum, birçok seçmen için tercihin Sol Parti'den ziyade doğrudan Elif Eralp'ten yana olacağını gösteriyor.
Koalisyon Senaryoları ve CDU'nun Stratejileri
Sol Parti'nin en ciddi rakibi olan CDU Berlin teşkilatı ise boş durmuyor. CDU, Sol Parti'yi radikal sol bir köşeye iterek ve muhafazakar sağ Alman seçmeni "radikal" sol koalisyon tehdidiyle kendi etrafında kenetlemeye çalışıyor. Bu stratejiyle, AfD'ye kaptırdığı seçmenini yeniden kazanmayı hedefliyor. CDU'nun küstürdüğü seçmenini ne kadar mobilize edebileceği Pazar akşamı netleşecek.
Seçim sonrası koalisyon görüşmeleri de kritik bir gündem maddesi olacak. Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) bir bölümünün Sol Parti ile koalisyona sıcak bakmadığı biliniyor. Özellikle şu an senatör olarak görev yapan Franziska Giffey ve Iris Spranger gibi SPD'lilerin gönlünde yatanın CDU ile bir koalisyon olduğu ifade ediliyor.