Yatırımcılar, ABD şirketlerinin güçlü performansını sürdürme beklentisiyle bilanço sezonu öncesi küresel piyasalarda yüksek iştah gösteriyor. Ancak Orta Doğu'daki gelişmeler ve Fed'in faiz politikası belirsizlikleri piyasaları dalgalandırıyor.
Küresel piyasalar, yaklaşan bilanço sezonu öncesinde yatırımcıların artan iştahıyla hareketli bir dönemden geçiyor. Yüksek enerji maliyetleri ve faiz ortamına rağmen, ABD şirketlerinin güçlü performans sergileyeceğine yönelik beklentiler piyasalara yön veriyor. Bloomberg Intelligence verilerine göre, S&P 500 şirketlerinin üçüncü çeyrek karlarının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 25 artması öngörülüyor. Wall Street, Ağustos ayından bu yana ilk rekorunu kırarak bu olumlu havayı destekledi.
Teknoloji Rallisi ve Tahvil Piyasası Dinamikleri
Özellikle yapay zeka hisseleri, bu rallinin önemli destekçilerinden biri olarak öne çıkıyor. Nvidia'nın piyasa değeri 6 trilyon dolara yaklaşırken, AMD CEO'su Lisa Su, önümüzdeki birkaç yılda çip talebinin "çok yüksek" olacağını belirtti. Tahvil piyasasında ise ABD 10 yıllık tahvil getirisi, 2002'den bu yana görülen en yüksek seviyeden gerileyerek hisse senetlerini destekledi. Ancak ABD'nin son 24 yılın en yüksek faizi ile 39 milyar dolar borçlanacak olması, tahvil piyasasında yeni bir dinamik oluşturuyor.
Jeopolitik Gerilimler ve Enerji Maliyetleri
Küresel piyasalardaki bu iyimser tablo, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki artışla birlikte dalgalanmalar yaşıyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlere yönelik saldırılarını artırmasının ardından Brent petrol yaklaşık yüzde 1 yükselerek 101,50 dolar civarına çıktı. Petrol fiyatlarındaki bu artış, enflasyon ve faiz endişelerini güçlendirirken, ABD tahvillerinde değer kaybına neden oldu ve 10 yıllık tahvil getirisi 3 baz puan artarak yüzde 5,31'e yükseldi. Orta Doğu'daki gerilimler, İran'ın Ürdün güçlerine saldırması ve ABD'nin buna karşılık vermesiyle tırmanmaya devam ediyor, bu da piyasalardaki belirsizliği artırıyor.
Fed'in Faiz Kararı ve Piyasa Belirsizliği
Geçen hafta Fed Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutma kararı aldı. Karar, 3'e karşı 9 oyla alınırken, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan politika faizinin 25 baz puan artırılmasından yana oy kullandı. Fed Başkanı Kevin Warsh, fiyat istikrarını sağlama konusundaki kararlılıklarını yinelemesine rağmen, üyeler arasındaki görüş ayrılıkları bankanın para politikasına ilişkin belirsizlikleri artırdı.
Küresel Dalgalanmaların Etkileri
Warsh'un enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapmasına rağmen somut bir açıklama getirmemesi, piyasalarda gelecekteki politika hamlelerinin zamanlaması konusunda kafa karışıklığına yol açtı. Bankanın faiz artırımına gitmemesi, enflasyonla mücadelede geride kaldığı yorumlarını da beraberinde getirdi. Bu durum, Asya piyasalarına da yansıdı; teknoloji hisselerindeki satışlarla MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 0,6 geriledi. Ayrıca Bitcoin yüzde 1,6 düşüşle yaklaşık 84 bin 200 dolara gerileyerek küresel dalgalanmalardan etkilendi.