CHP Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, 2025 yılı sonlarında başlayıp Eylül 2026'da zirveye ulaşan "fon krizi" olarak adlandırılan olayların araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulması gerektiğini belirtti. Kılıç, krizin tek günlük bir likidite sorunu olmadığını ve geniş kapsamlı usulsüzlükleri barındırdığını vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen gelişmelerin tüm boyutlarıyla aydınlatılması amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması çağrısında bulundu. Önergede, bu krizin Eylül 2026'da başlayan tek günlük bir likidite sorunu olmadığı, 2025 yılının sonlarında görünür hale gelen ve yaklaşık 10 aylık bir sürece yayılan gelişmelerin sonucunda yatırımcı çıkışlarıyla ödeme krizine dönüştüğü savunuldu.
Krizle ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına dikkat çekilen önergede, SPK'nın söz konusu işlemlerden en azından 2025 yılının son çeyreğinden itibaren haberdar olduğu ileri sürüldü. Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla fonlar aracılığıyla manipülatif işlemler yapıldığından haberdar olduğu basına yansıyan açıklamalardan anlaşıldığı ifade edildi.
Geciken Adımlar ve Artan Mağduriyet İddiaları
Araştırma önergesinde, gerekli adımların zamanında atılmamasının, söz konusu fonları yönetenlerin işlemlerini sürdürmelerine ve haksız kazanç sağlamalarına imkan tanıdığı iddia edildi. Bu durumun özellikle küçük yatırımcıların mağduriyetinin büyümesine neden olduğu savunuldu.
Meclis Araştırmasının Kapsamı ve Beklentiler
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 17 Eylül 2026'da yaptığı basın açıklamasında yönelttiği 7 sorunun Meclis araştırmasının temelini oluşturduğu belirtildi. Bu kapsamda, yaşanan usulsüzlüklerin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, toplam risk tutarının belirlenmesi ve işlemleri denetlemekle görevli kamu kurumlarının gözetim ve denetim sorumluluklarının incelenmesi talep edildi.
Önergede, ilgili kurumların görevlerini zamanında yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi, kaç yatırımcının mağdur olduğunun ve vatandaşların zararlarının tamamının hangi yöntem ve kaynaklarla giderilebileceğinin belirlenmesi istendi. Ayrıca, borsa manipülasyonundan olağan dışı boyutta haksız kazanç sağladığı öne sürülen kişi ve kuruluşların tespit edilmesi, sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen kişi ve kuruluşların mal varlıklarının belirlenmesi ve bu varlıklar hakkında alınabilecek hukuki tedbirlerin araştırılması gerektiği vurgulandı.
Fonlar ile düşük fiili dolaşımlı paylar arasındaki işlemlerin niteliğinin de incelenmesi gerektiği belirtilen önergede, içeriden öğrenenlerin ticareti veya piyasa dolandırıcılığı şüphesi doğuran işlemlerin bulunup bulunmadığının araştırılması talep edildi. İlgili kişi ve şirketlerin siyasi veya bürokratik bağlantılarının denetim süreçleri üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığının da araştırılması gerektiği ifade edildi.