Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu'nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun konuşması, Türkiye öncülüğündeki birçok ülkenin diplomatları tarafından salonun terk edilmesiyle protesto edildi. Masum sivillerin katliamından sorumlu tutulan Netanyahu, hezeyanlarını boş bir salona savurdu.
Birleşmiş Milletler'in (BM) 79. Genel Kurulu, dünya kamuoyunun gözleri önünde trajik bir sahneye tanıklık etti. Hakkında uluslararası mahkemeler tarafından yakalama kararı bulunan, on binlerce masum kadın, çocuk ve sivili katletmekle suçlanan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kürsüye çıkışı, küresel vicdanın net bir tepkisiyle karşılandı.
Katliamların sorumlusu olarak görülen Netanyahu'nun konuşmasına başlamasıyla birlikte, Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi liderliğindeki heyet başta olmak üzere, vicdan sahibi pek çok ülkenin diplomatları salonu topluca terk etti. Bu onurlu duruş, masumların kanıyla beslenen bir rejimin başını hak ettiği yalnızlığa, boş koltuklara mahkûm etti.
Uluslararası Arenada Tecrit ve İtiraflar
Netanyahu, boş sıralara hitap ederken elinde haritalarla hezeyanlar savurmaktan çekinmedi. Konuşmasında teknolojiyi ve terör yöntemlerini nasıl harmanladığını övünerek anlattı; özellikle Lübnan'da çağrı cihazları ve telsizler üzerinden sivilleri hedef alan patlamaları adeta bir zafer gibi sunarak tüm dünyaya açık bir tehdit savurdu: 'Elimiz her yere uzanır!' Bu açıklama, bir devlet adamının değil, uluslararası terör şebekesi liderinin itirafnamesi olarak yorumlandı.
Katil kürsüye çıktığı anda salonun boşalması, yükselen protestolar ve atılan sloganlar, Siyonizmin uluslararası alanda nasıl tecrit edildiğini açıkça gösterdi. Dünya eski dünya değil; bu protesto, 'haklı' ile 'güçlü' arasındaki farkın artık fantastik bir tanımdan öteye geçemediğini bir kez daha ortaya koydu.
Tarihin Kara Listesine Girenler
Netanyahu hezeyanlarını sıralarken salonda kalanların manzarası ise ibretlikti. Birleşik Arap Emirlikleri ve 'can kardaşımız' olarak bilinen Azerbaycan heyetleri, Netanyahu'yu dinlemeye devam ederek vicdanları derinden yaraladı. Kardeşlik hukuku, mazlumun yanında durmayı ve zalimin zulmüne ortak olmamayı emrederken, Gazze kan ağlarken bu duruş, Netanyahu'ya meşruiyet zemini sunmak olarak değerlendirildi.
Dahası, bu süreçte Netanyahu ile New York'ta bir araya gelen, el sıkışan liderler tarihin ve insanlık vicdanının kara listesine girdi. Arjantin, Bolivya, Paraguay, Panama, Etiyopya, Kolombiya heyetleri, Slovenya, Papua Yeni Gine ve Ege'de gerilim peşinde koşan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, bu listenin başını çeken isimler ve ülkeler oldu.