Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik hedeflerini duyurdu: milli geliri 2,2 trilyon doların, kişi başına geliri 25 bin doların ve mal ve hizmet ihracatını 450 milyar doların üzerine taşımak. Bu hedeflere ulaşmak için enflasyonla mücadele ve arz yönlü politikalar kararlılıkla sürdürülecek.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen 4’üncü Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, program dönemi sonunda millî geliri 2,2 trilyon doların üzerine, kişi başına geliri 25 bin dolara ve mal ve hizmet ihracatını 450 milyar dolara taşımayı amaçladıklarını belirtti.
Enflasyonla Mücadele ve Arz Yönlü Politikalar
Enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasıyla değil, maliye ve arz yönlü politikalarla da yürütüldüğünü vurgulayan Yılmaz, bu bütüncül yaklaşımın Orta Vadeli Program’da (OVP) da yer aldığını ifade etti. Gelecek yıl enflasyonu yüzde 21’e düşürmeye yönelik politikaların paylaşıldığını ve arz yönlü tedbirlerin kararlılıkla sürdürüleceğini dile getirdi. Bu kapsamda konut, gıda ve ulaşım alanlarına yoğunlaşıldığı belirtildi.
Sosyal konut ve arz yönlü politikalar kapsamında 500 bin konut ve kiralık konut kampanyasının devam ettiğini belirten Yılmaz, sosyal konut ödeneklerinin bütçede yüzde 150 artırılarak 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını açıkladı. Gıda tarafında sulama yatırımlarına ayrılan kaynağın 100 milyar lirayı aştığını, ulaşımda ise savaşın etkisiyle yerel yönetimlerin şehir içi ulaşımda yüksek oranlı artışlar yaptığının gözlemlendiğini bildirdi.
Ekonomik Dayanıklılık ve Deprem Harcamaları
Türkiye’nin dış şoklara karşı dayanıklılığına dikkat çeken Yılmaz, ülke risk priminin birkaç yıl önce 700 puan civarındayken bugün 220 puanın altına indiğini, savaş olmasaydı CDS’in 200 puanın altına inebileceğini değerlendirdiklerini söyledi. Risk priminin düşmesiyle kamu ve özel sektörün daha düşük faiz ödediğini belirten Yılmaz, toplam mevduat içinde Türk lirasının payının son 34 yılda yüzde 31,6’dan yüzde 61,5’e yükseldiğini ve Kur Korumalı Mevduat mekanizmasının yumuşak bir geçişle sıfırlandığını, Merkez Bankası rezervlerinin de geçmişe göre çok daha güçlü olduğunu ifade etti.
Depremin yaralarının sarılması için ek harcamaların yıl sonunda 104 milyar dolara ulaşacağını açıklayan Yılmaz, son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa edildiğini ve yollar, hastaneler, okullar ve organize sanayi bölgeleriyle 11 şehrin yeniden ayağa kaldırıldığını belirtti. Deprem harcamalarının mali yükünün süreceğini ancak bütçedeki payının zamanla azalacağını kaydetti.
Gelecek Perspektifi
Cevdet Yılmaz, büyüme tahminlerine de değinerek 2026 yılı için büyüme tahminlerinin yüzde 3,3 olduğunu ifade etti.