Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD ziyaretinde Başkan Trump ile bir araya gelerek iki ülke arasında cepheleşme yerine işbirliği ve diyalog çağrısında bulundu. Şi, karşılıklı saygıya dayalı ilişkilerin önemini vurgulayarak, küresel sorunların çözümünde ortak sorumluluğa dikkat çekti.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD'ye gerçekleştirdiği ziyarette, Başkan Trump ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki ilişkilerde cepheleşme yerine işbirliği ve diyalog mesajları verdi. 11 yıl aradan sonra, 2015'teki son ziyaretinin ardından ABD'ye gelen Şi, Trump ile karşılıklı saygıya dayalı kişisel bir yakınlık kurduklarını belirtti.
Diyalog ve 'Tukidides Tuzağı' Vurgusu
Şi, Çin ve ABD'nin ulusal koşullarının farklı olmasına rağmen, samimi, derinlemesine ve sürekli bir diyalog yoluyla birbirlerini daha iyi anlayabileceklerini ifade etti. Çin lideri, iki ülke ilişkilerini değerlendirirken ABD'li tarihçi Graham Allison'ın, Antik Yunan tarihçisi Tukidides'in Sparta ve Atina kent devletleri arasındaki 'hakim güç-yükselen güç' mücadelesine ilişkin anlatısından türeyen 'Tukidides tuzağı' kavramına gönderme yaptı. Şi, Trump'ın mayıs ayındaki Çin ziyareti sırasında da 'Çin ve ABD, Tukidides tuzağından büyük güç ilişkilerinde yeni bir paradigma yaratabilir mi?' sorusunu yöneltmişti.
Çin ile ABD'nin çıkarlarının birbiriyle derinden iç içe geçtiğine ve birlikte çalışabilecekleri geniş bir alan bulunduğuna dikkat çeken Şi, iki büyük ülke olarak insani kalkınmayı ve ilerlemeyi teşvik etme konusunda tarihi bir sorumluluk üstlendiklerini belirtti. Şi, Çin-ABD işbirliğinin dünyadaki her sorunu çözemese de, bu işbirliği olmadan sorunların çoğunu çözmenin zor olacağını vurguladı.
Ticari Anlaşmazlıklar ve Küresel Sorumluluklar
Trump ile ikili görüşmede, iki ülke arasındaki tarifeler, teknoloji kısıtlamaları ve nadir toprak elementlerinin ihracatı gibi ticari anlaşmazlıkların yanı sıra Orta Doğu'daki savaş ve yapay zeka güvenliği gibi önemli başlıklar ele alındı. Liderlerin, ekonomik ve ticari anlaşmazlık konularında daha önce varılan geçici uzlaşmaları sürdürerek ilişkilerde istikrarı korumaya odaklanması bekleniyor.
Şi, Çin ve ABD'nin yapay zeka alanında öncü ülkeler olduğunu vurgulayarak, bu teknolojiyi iyilik amacıyla geliştirmek ve yönetmek, ayrıca gelişiminin her zaman insan kontrolü altında olmasını ve insanların refahına hizmet etmesini sağlamak için hem yeteneğe hem de sorumluluğa sahip olduklarını belirtti. Çin'in kapılarının yatırım yapmak isteyen Amerikan şirketlerine ardına kadar açık olduğunu ifade eden Şi, Çinli şirketlerin de ABD'de adil muamele görmesini umduklarını kaydetti.
Orta Doğu'daki Gerilimler ve Enerji Güvenliği
Zirvenin önemli başlıklarından biri olan İran ve Orta Doğu'daki savaş, küresel enerji güvenliği açısından endişe yaratıyor. Çatışmaların Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarındaki enerji taşımacılığını aksatma ihtimali, küresel ekonomiyi etkileyebilecek potansiyel bir risk olarak değerlendirildi.
ABD'nin Rusya ve İran'a yönelik yaptırımlarını genişletmesi de Çin ile yapılacak görüşmelerin ekonomik boyutunu etkileyebilecek kritik bir unsur olarak masaya yatırıldı.