İstanbul Şişli'de 15 yıl önce cinsel saldırıya uğrayan kimyager Ayşe Tufan, saldırgan ve işveren şirketin mahkum edildiği tazminat davasının ardından, işverenin maaşına haciz koymasıyla ikinci bir hukuk mücadelesiyle karşı karşıya kaldı.
Kimyager Ayşe Tufan'ın 15 yıl önce İstanbul Şişli'de yaşadığı cinsel saldırı, darp ve hırsızlık olayının ardından, hukuk mücadelesi yeni bir boyut kazandı. Saldırgan market çalışanı Nurettin Yıldız ve işveren Greens Alışveriş Hizmetleri'nin toplam 643 bin lira tazminata mahkum edildiği dava sonrasında, mağdur kadın ikinci bir şokla karşılaştı. İşveren şirket, saldırgan çalışana düşen tazminat bölümünü Ayşe Tufan'dan talep ederek icra takibi başlattı ve maaşına haciz koydurdu.
Yeniden Yargı Yolu: 321 Bin Liralık Yeni Dava
Yaşadığı bu duruma karşılık Ayşe Tufan, saldırganın ödeme gücü olmadığını ve zararın tamamından işverenin sorumlu olması gerektiğini belirterek, 321 bin 998 lira 72 kuruşluk yeni bir tazminat davası açtı. Bu yeni dava, mağdur kadının adaleti arayışındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Önceki süreçte İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Nurettin Yıldız, "cinsel saldırıya teşebbüs", "öldürmeye teşebbüs" ve "hırsızlık" suçlarından toplamda 29 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu ceza, olayın vahametini ve yargının saldırgan hakkındaki kararını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Hukukçulardan Değerlendirme: İşverenin Rücu Hakkı
Konuyla ilgili hukuki değerlendirmede bulunan Avukat Gürsel Devrim İyim, işverenin mağdura ödediği tazminatın saldırgan çalışana ait olduğunu ileri sürerek bunu mağdurdan istemesinin hukuken geçerli görünmediğini belirtti. İyim, işverenin mağdura yaptığı ödeme nedeniyle saldırıyı gerçekleştiren çalışana karşı rücu talebinde bulunabileceğini, ancak bunun mağdurun işverene borçlu olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Avukat İyim, işverenin rücu hakkının doğal muhatabının mağdur değil, zarara sebep olan çalışan ve somut olayın koşullarına göre diğer sorumlu kişiler olduğunu ifade etti. Maaş haczi gibi işlemlerin, mağdur aleyhine başlatılmış olsa dahi otomatik olarak geçerli sayılmayacağını ekledi. Bu durum, Ayşe Tufan'ın yeni hukuk mücadelesinde önemli bir dayanak oluşturuyor.