Meclis'in 1 Ekim Perşembe günkü açılışında ana gündem maddesi fon rezaleti olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın krize değinmesi beklenirken, AK Parti'den gelen taleplerle olayın üzerine gidileceği belirtiliyor.
Geçtiğimiz hafta Meclis'in ana gündemini Terörsüz Türkiye süreci ve bölgesel gelişmeler oluştururken, 1 Ekim Perşembe günü itibarıyla gündem fon rezaletine kayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis'in açılışında yapacağı konuşmada bu konuya özel olarak değinmesi bekleniyor.
Edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında fon krizini görmezden gelmeyerek, aksine bu konunun üzerinde titizlikle duracağı ifade ediliyor. ABD gezisi dönüşünden itibaren konuya ilişkin bilgi almaya başladığı ve dinamik bir kriz yönetimi uyguladığı belirtilen Erdoğan'ın açıklamaları merakla bekleniyor. Öte yandan, 2 Ekim'de toplanacak Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) gündeminde de Terörsüz Türkiye süreci yer alıyor.
ANAP Örnekleri ve Siyasi Dersler
Türk siyasetinin deneyimli isimlerinden Cemil Çiçek'in 'AK Parti'nin ANAP örneğini çok iyi incelemesi lazım' sözü, geçmişteki siyasi krizlere ışık tutuyor. ANAP döneminde yaşanan İsmail Özdağlar olayı, dönemin Başbakanı Özal'ın bakanını Yüce Divan'a sevk etmesiyle sonuçlanmış ve bu tavır toplumda takdirle karşılanmıştı.
Ancak ANAP'ın, Ercan Vuralhan olayında farklı bir tutum sergileyerek olayı koruyucu bir görüntü vermesi, partideki çürümenin başlangıcı olarak değerlendirilmişti. Bu süreç, ANAP dönemi bakanlarının Yüce Divan'da yargılanmasına ve hatta Başbakan Mesut Yılmaz'ın da Yüce Divan'da yargılanmasına yol açmıştı.
AK Parti'nin Beklentisi ve Erdoğan'ın Tavrı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Özal ve Mesut Yılmaz'dan farklı bir siyasi duruş sergilediği, aksi takdirde AK Parti'nin ve kendisinin bugünkü konumda olamayacağı vurgulanıyor.
AK Parti milletvekilleri arasında yapılan görüşmelerde, fon rezaletinin üzerine gidilmesi ve kim yanlış yaptıysa hesap sorulması yönünde güçlü bir talep olduğu belirtiliyor. Milletvekilleri, seçim meydanlarında başkalarının hatalarının faturasını ödemek istemediklerini açıkça dile getiriyorlar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda tavizsiz bir tutum sergileyeceği ve olayın ucu nereye varırsa varsın sürecin takipçisi olacağı yönünde beklentiler hakim.