Küresel piyasalarda altının geleceğine yönelik beklentiler artarken, Goldman Sachs, ons altının 2026 sonunda 4.900 dolara ulaşabileceğini öngördü.
Küresel piyasalarda altının geleceğine yönelik beklentiler yakından takip edilirken, yatırım bankası Goldman Sachs, değerli metal için dikkat çeken bir yıl sonu hedefi açıkladı. Kurumun temel senaryosuna göre ons altın, 2026 yılının sonunda 4.900 dolara ulaşabilir. Bu tahminin arkasındaki temel unsurlar arasında merkez bankalarının güçlü altın talebi, ABD Merkez Bankası (Fed) faiz artıracağı beklentisinin zayıflaması ve yatırımcıların portföy çeşitlendirme arayışı bulunuyor.
Altın Fiyatlarında Yükseliş Eğilimi ve Destekleyici Faktörler
Goldman Sachs Araştırma, ons altının 2026'nın geri kalan bölümünde yükseliş eğilimini koruyacağını öngörüyor. Altın, temmuz ortasında gördüğü düşük seviyeden 25 Ağustos'a kadar yaklaşık yüzde 15 yükselerek 4.600 dolar civarına ulaşmıştı. Goldman Sachs analistleri, mevcut yükselişin arkasındaki yapısal faktörlerin devam etmesi halinde değerli metalin yılın ikinci yarısında da güçlü kalabileceğini değerlendiriyor.
Kurumun 4.900 dolarlık hedefi, psikolojik açıdan önemli 5.000 dolar seviyesini de yatırımcıların gündemine taşıdı. Ancak analistler, temel senaryoda doğrudan 5.000 dolar hedefi vermemekle birlikte, bazı koşullarda altının 4.900 dolar seviyesinin üzerine çıkabileceğine dikkat çekiyor. Özel yatırımcıların portföylerinde altının payının hâlen görece düşük olması ve jeopolitik gelişmelerin güvenli liman talebini artırma ihtimali, yukarı yönlü potansiyel oluşturabilecek unsurlar arasında gösteriliyor. Ayrıca türev piyasalardaki hareketlilik de yükseliş dönemlerinde fiyatların tahminlerin ötesine geçmesine yol açabilecek faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Merkez Bankalarının Altın Talebinde Kritik Rolü
Goldman Sachs'ın iyimser altın beklentisinin merkezinde, küresel merkez bankalarının güçlü talebi bulunuyor. Bu durum, altın piyasasının geleceği için önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.
Goldman Sachs Araştırma Kıdemli Emtia Analisti Lina Thomas ile Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı Daan Struyven, merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme eğiliminin uzun vadeli bir hareket olduğuna dikkat çekiyor. Analistlere göre jeopolitik ve finansal risklere karşı rezervlerini daha dengeli hale getirmek isteyen merkez bankalarının altın biriktirmeye devam etmesi bekleniyor.
Altının, yabancı para cinsinden tutulan bazı varlıklara kıyasla yaptırım ve dondurma risklerine karşı farklı özelliklere sahip olması da rezerv tercihlerinde etkili oluyor. Bu durum, merkez bankalarının altın alımlarını stratejik bir adım olarak görmesinde önemli bir rol oynuyor.