İstanbul'da yedi ülkenin dışişleri bakanları bir araya gelerek Filistin, Yemen, Hürmüz ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi kritik bölgesel konuları masaya yatırdı. Türkiye'nin inisiyatifiyle gerçekleşen toplantıda bölgesel işbirliği ve koordinasyon imkanları ele alındı.
İstanbul, bölgesel ve küresel krizlerin ele alındığı önemli bir diplomasi zirvesine ev sahipliği yaptı. Türkiye'nin inisiyatifiyle R4+E3 formatında ilk kez bir araya gelen yedi ülkenin dışişleri bakanları, Filistin meselesi, Hürmüz'deki durum, Yemen'le bağlantılı gelişmeler ve Rusya-Ukrayna savaşına çözüm arayışları başta olmak üzere birçok kritik konuyu masaya yatırdı. Toplantılarda, R4 ve E3 ülkeleri arasında ileriki dönemde hayata geçirilebilecek işbirliği ve koordinasyon imkanları da görüşüldü.
Dışişleri Bakanı Fidan, toplantılardaki hitaplarında bölgesel güvenliğin en başta bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesini gerektirdiğini vurguladı. Türkiye'nin bu anlayış doğrultusunda bölgesel sahiplenmeyi esas alan işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesine öncelik verdiğini belirten Fidan, mevcut ihtilafların birbirini beslemesine ve çatışmaların yeni alanlara yayılmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Filistin Meselesi ve Orta Doğu'daki Gerilimler
Bakan Fidan, İsrail'in Filistin'de devam eden işgalinin, uluslararası toplumun barış çabalarını sekteye uğratan uzlaşmaz tutumunun ve tüm bölgeye yayılan saldırganlığının Orta Doğu'daki gerilimlerin temel nedeni olduğunun altını çizdi. Fidan, tüm devletlerin, Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsünü zedeleyebilecek ve iki devletli çözüm çabalarına zarar verebilecek eylemlerden kaçınmasının önemini belirtti.
İsrail'in yasa dışı yerleşimleri genişletme yönünde adımlar atması ve yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik etmesi karşısında uluslararası toplumun kararlı bir tutum sergilemesinin ve İsrail üzerindeki baskısını artırmasının ehemmiyetine dikkat çekildi.
Bölgesel İstikrar ve Deniz Güvenliği
ABD ile İran arasındaki ihtilafın ancak diplomasi ve diyalog yoluyla çözülebileceğini dile getiren Fidan, askeri yöntemlerin kalıcı bir çözüm sunmadığı gibi bölgedeki kırılganlıkları tetiklediğini ve daha geniş çaplı bir çatışma riskini de beraberinde getirdiğini kaydetti. Ayrıca Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarında seyrüsefer serbestisinin kalıcı olarak tesis edilmesinin bölgesel ve küresel istikrar için hayati önemde olduğu vurgulandı.
Yemen'deki gelişmelere de değinildi. Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'da sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırıları karşısında Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın güvenliğinin muhafazasına yönelik desteğini teyit etti. Bu bağlamda, Mekke Savunma İttifakı'nın ortaya koyduğu dayanışma ve ortak güvenlik anlayışının önemi işaret edildi.
Suriye ve Küresel Çatışmalara Bakış
Suriye'de istikrar ve refahın güçlendirilmesi doğrultusunda R4 ve E3 ülkelerinin kıymetli katkılar sunduğu belirtildi. Toplantıda, İsrail'in Suriye'yi istikrarsızlaştırma çabalarının da ele alındığı bildirildi. Rusya-Ukrayna savaşına çözüm arayışlarının da gündemde olduğu zirvede, bölgesel gerilimlerin daha geniş çaplı istikrarsızlığa dönüşmemesi gerektiği mesajı verildi.