Fransa'da Eylemler Sonrası Kısmi Sokağa Çıkma Yasağı Kararı
Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, şiddetli eylemlerin ardından valilere kısmi sokağa çıkma yasağı talimatı verdi. Olaylarda en az 3 bin dükkanın hasar gördüğü belirtildi.
İtalya'da hafta sonu başta Milano olmak üzere birçok kentte hayat pahalılığını protesto etmek amacıyla düzenlenen gösteriler şiddet olaylarına sahne oldu, polis ile göstericiler arasında çatışmalar yaşanırken 200'den fazla kişi gözaltına alındı.

İtalya'da hafta sonu başta Milano olmak üzere çeşitli kentlerde düzenlenen gösterilerde yaşanan şiddet olayları ve çok sayıda gözaltı, hükümeti olağanüstü "kamu düzeni" toplantısına sevk etti. Ülke genelinde hayat pahalılığı ve sosyal eşitsizlikler nedeniyle sokağa çıkan protestocular, bazı şehirlerde polisle çatıştı ve olaylar güvenlik güçlerinin müdahalesiyle kontrol altına alınmaya çalışıldı.
Cumartesi günü Milano'da yaklaşık beş bin kişinin katıldığı "İtalya Meydanda" sloganıyla düzenlenen gösteride, kentin sembolü Duomo Katedrali önündeki meydan ve çevresi şiddet olaylarına sahne oldu. Çoğu maskeli birkaç yüz kişilik bir grup, ana gösterici kitlesinden ayrılarak polise kaldırım taşları ve çöp bidonları fırlattı, mağazaları yağmaladı. Polis, bu olaylara göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su ile müdahale etti.
Pazar günü de kentte benzer görüntüler yaşanırken, şiddet olayları sırasında kent merkezinde bulunan Milanolular ve turistler binalarda ve metro istasyonlarında mahsur kaldı; Milano Katedrali'ndeki ayin sonrası cemaat yeraltı geçidinden tahliye edildi. Milano'daki gösterilerde şiddet olaylarına karıştığı gerekçesiyle 200'den fazla kişi gözaltına alındı ve İtalyan basınına göre bu kişilerin büyük çoğunluğunun reşit olmadığı belirtildi.
İtalya'daki gösterilere katılanlar arasında farklı gruplar yer aldı. Protestocuların büyük bir kısmı sosyal ve ekonomik dengesizlikleri protesto ederken, aralarında reşit olmayanların da bulunduğu gençlerden oluşan bir kesim nesiller arası huzursuzluğu dile getirerek geleceklerinin çalındığını hissettiklerini ifade etti. Toplumdan dışlanmış hisseden ikinci nesil yabancılar da gösterilere katılanlar arasındaydı. Yağma olaylarına karışan "black bloc" olarak adlandırılan gruplar da şiddet olaylarında yer aldı. Protestocuların çoğunlukla sosyal medya aracılığıyla kendiliğinden örgütlendiği gözlemlendi.
Milano'daki büyük çaplı olayların yanı sıra, Bologna, Torino ve Verona gibi kentlerde de daha küçük çaplı gösteriler yer yer şiddet eylemlerine dönüştü. Başkent Roma'da ise Cumartesi günü daha farklı bir tablo vardı. Ülkenin en büyük sendika konfederasyonu CGIL tarafından organize edilen ve muhalefet partisi liderlerinin de destek verdiği bir gösteri düzenlendi. Bu gösteride çalışma koşullarının düzeltilmesi, iş güvenliği, sağlık-eğitim hizmetlerine kamu yatırımının artırılması, anayasal hak ve özgürlüklerin korunması gibi talepler dile getirildi ve ciddi bir karışıklık yaşanmadı.
Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, şiddetli eylemlerin ardından valilere kısmi sokağa çıkma yasağı talimatı verdi. Olaylarda en az 3 bin dükkanın hasar gördüğü belirtildi.
19 Ekim 2026 Pazartesi günü Tel Aviv'den Viyana'ya hareket eden Austrian Airlines'a ait Airbus A320 tipi uçakta bomba ihbarı paniğe yol açtı. 51 yolcu ve 6 mürettebat taşıyan uçak, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya acil iniş yaparak tahliye edildi.
Fransa'da artan yaşam maliyetleri ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklar nedeniyle başlayan protestolar şiddetlenirken, İçişleri Bakanı Laurent Nuñez'in istifası Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından reddedildi. Olaylarda yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alındı.