Londra, 2028 yılı itibarıyla yeni benzinli ve dizel özel taşımacılık araçlarının filoya katılmasını yasaklayarak hava kalitesini iyileştirmeyi hedefliyor. Bu kararın Türkiye'deki ulaşım ve çevre politikalarına yansımaları merak konusu.
Londra, hava kalitesini artırma ve iklim kriziyle mücadele kapsamında önemli bir adım atarak, 2028 yılından itibaren yeni benzinli ve dizel özel taşımacılık araçlarının filoya dahil edilmesini yasaklayacak. Bu karar, başkentteki ulaşım sektöründe köklü bir dönüşümü beraberinde getiriyor.
Londra'nın Çevreci Hedefleri
Şehirde halihazırda özel taşımacılık araçlarının yüzde 70'inden fazlası elektrikli veya sıfır emisyon kapasitesine sahip. Yetkililerin projeksiyonlarına göre, bu planın yürürlüğe girmesiyle ilk 10 yılda karbondioksit salımında yüzde 35'lik bir düşüş sağlanması bekleniyor. Ayrıca, 18 yıl içinde zararlı egzoz gazı emisyonlarının mevcut kısıtlamalara kıyasla neredeyse tamamen, yüzde 97 oranında silineceği öngörülüyor.
Sıkılaşan Filo Standartları ve Ek Süreler
Yeni düzenleme sadece yeni araç alımlarını değil, mevcut filo standartlarını da sıkılaştırıyor. Mart 2027'den itibaren araçlara LPG veya sıkıştırılmış doğal gaz gibi sonradan takılan alternatif yakıt dönüşüm sistemleri ile harici filtreleme mekanizmaları için ruhsat onayı verilmeyecek. Engelli ve tekerlekli sandalye erişimine uygun özel donanımlı araçlara ise üreticilerin dönüşüm süreçlerini tamamlayabilmeleri adına Temmuz 2030'a kadar ek süre tanınacak; bu tarihten sonra bu kategorideki araçlar için de benzinli veya dizel yeni araç filoya dahil edilemeyecek.
Yine bu kapsamda, çalışma süresi dolan araçların yeniden ruhsat alma hakkı 24 aydan 12 aya düşürülürken, 10 yaşını dolduran araçların çalışma izinleri de doğrudan sınırlandırılacak. Londra Belediye Başkan Yardımcısı Seb Dance ve TfL yöneticileri, bu adımlarla başkentin havasını temizlemeyi ve iklim kriziyle mücadelede kalıcı bir dönüşüm sağlamayı amaçladıklarını belirtti.
Türkiye'deki Durum ve Gelecek Projeksiyonları
Avrupa başkentlerinde hız kazanan bu tür katı emisyon kısıtlamaları, benzer bir modelin Türkiye’de uygulanıp uygulanmayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Mevcut şartlarda Türkiye'de ticari taksi veya özel taşımacılık filoları için bu ölçekte bağlayıcı ve ani bir yasak takvimi bulunmuyor.
Ancak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile büyükşehir belediyelerinin orta ve uzun vadeli sürdürülebilir ulaşım eylem planlarında; özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde hava kalitesini artırmak amacıyla elektrikli araç dönüşümünü teşvik eden projeler, şarj altyapısı yatırımları ve toplu taşımada kademeli sıfır emisyon hedefleri öncelikli gündem maddesi olmaya devam ediyor.