Lübnan'ın güneyindeki Kakaiyyet Cisir beldesinde bulunan Nimet Haydar Devlet Okulu'nda yaklaşık 170 öğrenci, İsrail ordusunun hava ve topçu saldırılarının ortasında yüz yüze eğitime devam ediyor. Bölgedeki bombardımanlara rağmen öğretmenler ve aileler, çocukların eğitim hakkını savunuyor.
Lübnan'ın güneyinde, İsrail ordusunun sürdürdüğü hava ve topçu saldırıları nedeniyle eğitimde büyük zorluklar yaşanıyor. Nebatiye vilayetine bağlı Kakaiyyet Cisir beldesinde bulunan Nimet Haydar Devlet Okulu, bu zorlu koşullara rağmen yaklaşık 170 öğrencisiyle yüz yüze eğitime devam ediyor. Okul, İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Doğu Zavtar'ın tam karşısında yer alıyor.
Cephe Hattında Bir Okul: Nimet Haydar Devlet Okulu
Nimet Haydar Devlet Okulu'nun Müdürü Abbas Muhammed Sellum, bölgenin bir cephe hattına dönüştüğünü ve günlük yaşamın sürekli saldırı sesleri arasında geçtiğini belirtti. Sellum, "Doğrudan karşımızda Doğu Zavtar var. Her gün silah ve topçu atışlarının seslerini duyuyoruz. Öğrenciler sabahları okula gelmeden önce saldırı sesleriyle uyanıyor. Savaş uçakları da gün boyunca üzerimizden eksik olmuyor." ifadelerini kullandı. Bu koşulların uzun süredir devam ettiğini ve sürekli bir savaş hali içinde yaşadıklarını ekledi.
Çevredeki bombardımanlar ve patlamalar, okulda da hasara yol açtı; camları kırılan Nimet Haydar Devlet Okulu, defalarca onarılmak zorunda kaldı. Sabahları topçu atışlarının sesleriyle uyanan öğrenciler, gün boyunca savaş uçaklarının gürültüsü ve patlama sesleri arasında derslerine devam ediyor. Kimi öğrenciler bu seslere alıştıklarını belirtirken, kimileri ise korkup ağladıklarını anlatıyor.
Saldırılara Rağmen Eğitime Devam Kararlılığı
Eğitim Bakanlığı'nın uzaktan veya yüz yüze eğitim seçeneklerini sunmasına rağmen, Nimet Haydar Devlet Okulu'ndaki tüm öğretmenler yüz yüze eğitimden yana tavır aldı. Müdür Sellum, "Bütün öğretmenlerimiz, eğitim kadromuzun tamamı, 'Biz yüz yüze eğitim istiyoruz.' dedi." sözleriyle öğretmenlerin kararlılığını vurguladı. Öğrenciler okula geldiklerinde kendilerini daha rahat ve huzurlu hissederken, aileler de çocuklarının okula gitmesinden memnuniyet duyuyor.
Sellum, "Okulun camları yeniden kırılıyor, hasar oluşuyor. Ama öğrencilerin öğrenim görmesi, eğitimlerini sürdürmesi ve okullarına gelmesi onların hakkı. Ayakta kalmak, önce okulun kapılarını açmakla başlıyor." diyerek, eğitim hakkının önemine dikkat çekti. Bu kararlılık, bölgedeki yaşamın devamlılığı için kritik bir rol oynuyor.
Çocuklar Üzerindeki Savaşın İzleri ve Direniş
Savaşın çocuklar üzerindeki etkileri yüzlerine yansırken, öğretmenler bu zorlu süreçte öğrencileri yaşadıkları korkudan mümkün olduğunca uzaklaştırmaya çalışıyor. Eğitim kadrosu, aynı zamanda savaş döneminde ortaya çıkan öğrenme kayıplarını gidermek için de yoğun çaba sarf ediyor.
Müdür Abbas Muhammed Sellum, tüm olumsuzluklara rağmen mücadeleye devam edeceklerini belirterek, "Her şeye rağmen devam ediyoruz. Bu bizim hakkımız, bu topraklar da bizim hakkımız." ifadeleriyle hem eğitim hem de topraklarına sahip çıkma direncini ortaya koydu. Bu durum, Lübnan'ın güneyindeki halkın ve öğrencilerin zorlu koşullar altında dahi yaşama ve öğrenme azmini gözler önüne seriyor.