Türkiye Büyük Millet Meclisi, 'fon vurgunu' olarak adlandırılan ve ülke gündemini meşgul eden iddiaları görüşmek üzere toplanamadı. Toplantı yeter sayısı sağlanamayınca Meclis oturumu kapatıldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, kamuoyunda 'fon vurgunu' olarak adlandırılan ve son 25 gündür ülkenin gündemini meşgul eden büyük iddiaları görüşmek üzere toplanamadı. Toplantı yeter sayısı sağlanamadığı için Meclis oturumu kapatılmak zorunda kaldı.
Muhalefet partileri, söz konusu olayın bir 'fon meselesi' ya da 'fon krizi' olarak değil, 'örgütlü bir soygun' ve 'örgütlü bir vurgun' olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu meselenin normalleştirilmeye çalışılmasının, görmezden gelme çabasının bir parçası olduğu belirtildi.
Bakan Şimşek'e Yönelik Sert Eleştiriler
Tartışmalar sırasında, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e yönelik sert eleştiriler dile getirildi. Şimşek'in manipülasyonları bilip bilmediği sorgulanırken, yaptığı bir açıklamanın ardından 131 fona 500 küsur milyar lira para yatırıldığı iddia edildi. Bakan Şimşek'e, görevi yapamıyorsa istifa etmesi ya da engelleniyorsa sorumluları ifşa etmesi çağrısı yapıldı.
Yaşanan durumun, örtbas edilecek ya da geçiştirilecek bir mesele olmadığı, yapısal ve kurumsal bir sorun olduğu ifade edildi. Milletvekilleri, birçok parti tarafından verilen araştırma önergelerinin ciddiye alınması, ortaklaşılması ve iktidarın bu konuya sıcak bakması gerektiğini belirterek, aksi takdirde sağlıklı bir adım atılamayacağını savundu.
25 Günde Hiçbir Adım Atılmadı: Büyük Vurgunun Maliyeti
Geride kalan 25 günlük süreçte, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Maliye Bakanlığı bürokrasisi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) veya Borsa İstanbul'dan herhangi bir yetkilinin görevden alınmadığı ya da etkili bir soruşturma yürütülmediği gözlemlendi. Muhalefet, tehditler, kaçamaklar, erişim engelleri ve sindirme çabalarıyla meselenin üzerinin örtülmeye çalışıldığını iddia etti.
Bu vurgunun 20 milyarın üzerinde olduğu ve Türkiye ekonomisine toplam maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olduğu belirtildi. İktidarın, siyasi ve bürokratik kadrolarıyla bu vurgunun tam ortasında olduğu ve iş birliği içinde olduğu yönünde ağır suçlamalar dile getirildi.
AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Akbaşoğlu ise fon meselesinin süratle çözülmesi gerektiğini ifade etti.