Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in 24 Temmuz'da açıklayacağı Türkiye kararı öncesi, ülkenin mevcut kredi notunun ekonomik gerçekliği ne kadar yansıttığı sorusu gündemde. Ekonomistler, notun korunmasının en güçlü senaryo olduğunu belirtiyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'ye ilişkin kararları, notların ülke ekonomisinin gerçek performansını ne ölçüde yansıttığı tartışmalarını beraberinde getiriyor. Fitch Ratings, 17 Temmuz'da Türkiye'nin kredi notunu "BB-" ve görünümünü "durağan" olarak teyit etmişti. Şimdi ise gözler, 24 Temmuz'da açıklanacak olan Moody's kararına çevrildi.
Geçmiş Kararlar ve Beklentiler
Moody's, Temmuz 2025'te Türkiye'nin kredi notunu "B1"den "Ba3"e yükseltmiş, görünümünü ise "pozitiften" "durağana" çevirmişti. Kuruluş, 23 Ocak 2026'daki değerlendirmesinde bu notu koruma kararı almıştı. Bu hafta açıklanacak kararda uzmanlar, notun korunmasının en güçlü senaryo olduğunu belirtirken, görünümde olası bir değişikliğin piyasalar tarafından yakından izleneceğine dikkat çekiyor.
Ekonomistler, Türkiye ekonomisinin mevcut kredi notundan daha yüksek bir üretim ve büyüme kapasitesine sahip olduğunu ifade ediyor. Ancak yüksek enflasyon ve dış finansman ihtiyacına ilişkin soru işaretleri, not artışlarının önünde engel oluşturmaya devam ediyor.
Kredi Notu Ne Anlama Geliyor?
Ekonomist Şevket Sayılgan, kredi notunu bir ülkenin kalkınmışlık, refah veya ekonomik başarı notu olarak değil; devletin borçlarını zamanında ve tam olarak ödeme kapasitesine ilişkin ileriye dönük bir risk değerlendirmesi olarak nitelendiriyor. Sayılgan, Fitch'in 17 Temmuz'da açıkladığı "BB-" kredi notu ve "durağan" görünüm kararının da bu risk çerçevesinde okunması gerektiğini belirtiyor.
Derecelendirme Kuruluşlarının Kriterleri
Fitch, Moody's ve Standard & Poor's gibi kuruluşlar, benzer unsurları farklı metodolojiler ve ağırlıklarla inceliyor. Bu değerlendirmelerin ilk ayağını ekonominin büyüklüğü, kişi başına gelir, büyüme potansiyeli, büyümedeki oynaklık ve enflasyon gibi makroekonomik göstergeler oluşturuyor.
İkinci başlık kamu maliyesidir. Burada bütçe açığı, kamu borcunun millî gelire oranı, faiz giderlerinin bütçe gelirleri içindeki payı, borcun döviz ve vade yapısı, kamunun borçlanma kapasitesi ve kamu-özel işbirliği projeleri gibi koşullu yükümlülükler titizlikle inceleniyor.
Değerlendirmede ele alınan üçüncü başlık ise dış dengedir. Cari açık, ihracat kapasitesi, dış borç stoku, kısa vadeli dış borçlar, döviz rezervleri, rezervlerin ithalatı ve dış finansman ihtiyacını karşılama gücü gibi faktörler, ülkenin dış şoklara karşı direncini belirliyor.