ABD Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye'nin güneyindeki Suveyda kentinde yeniden tırmanan gerilim ve yasa dışı silahlı grupların saldırıları nedeniyle derin üzüntü duyduğunu açıkladı. Barrack, bölgedeki barış için bir yıl önce imzalanan yol haritasına dikkat çekti.
ABD Büyükelçisi Tom Barrack, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye'nin güneyindeki Suveyda kentinde tırmanan gerilimden dolayı derin üzüntü duyduğunu ifade etti. Barrack'ın açıklamaları, Dürzilerin bir kısmına liderlik eden Hikmet el-Hecri'ye bağlı yasa dışı silahlı grupların bölgede düzenlediği saldırıların ardından geldi.
Barış Yol Haritası ve İhlaller
Barrack, yaklaşık bir yıl önce Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Ürdün Dışişleri Bakanı Aymen es-Safedi ile Suveyda'da barışa yönelik "üçlü bir yol haritası" imzaladıklarını hatırlattı. Bu yol haritasının, Dürzi topluluğuna vatandaşlığın tüm hak ve yükümlülüklerini tanıyarak, ilin Suriye'ye onurlu bir şekilde yeniden entegre edilmesini öngördüğünü belirtti.
Ancak, Barrack yönetimin yokluğunda çetelerin bu boşluğu doldurduğunu ve zehirli niyetlere sahip kişilerin kendi halkına sırt çevirdiğini vurguladı. Keyfi olarak gözaltına alınıp evinden kovulan Atef Hunaidi'yi örnek veren Barrack, ekibinin Hunaidi ve bu topluluk içi şiddet kampanyasının ortasında kalan diğer kişilerle temas halinde olduğunu aktardı.
Bölgesel İşbirliği ve Diyalog Vurgusu
Açıklamasında, Dürziler, Arap kabileleri ve Suveyda sınırları boyunca yer alan komşu ülkeler arasındaki işbirliği, hoşgörü ve anlayış bağlarının korunması gerektiğini ifade etti. Barrack, farklı ve saygı duyulan kültürlere ve inançlara sahip tek bir ulus ve tek bir halkın toplumsal diyalog ve empati yoluyla etkileşimde bulunması gerektiğini, şiddet içeren tepkilerin yalnızca ulus devletin elinde olması gerektiğini belirtti.
Hesap Verebilirlik ve Gelecek
Barrack, Suriye hükümetinin geçen temmuz ayında kendi güçleri tarafından işlenen ağır suçlarla yüzleşmeye ve sorumluları mahkemeleri önünde hesap vermeye başladığını kaydetti. Bu sürecin umudun yönü olduğunu ve devam etmesi gerektiğini vurguladı.
İleriye giden tek yolun, hesap verebilirliği sağlayan, güvenliği yeniden tesis eden ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşüne, tahrip edilenlerin yeniden inşasına yol açan bir diyalog olduğunu ifade ederek açıklamasını sonlandırdı.