Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'ın Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesi, İsrail yanlısı çevrelerde büyük tepkiye yol açtı. Önde gelen lobi ve sivil toplum kuruluşları, kararın antisemitizmi meşrulaştırdığını savundu.
Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'ın Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesi, uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Bu karar, özellikle ABD ve dünya genelindeki İsrail yanlısı çevreler tarafından sert tepkilerle karşılandı. Önde gelen İsrail lobileri ve sivil toplum kuruluşları, Nobel Komitesi'nin bu tercihini "antisemitizmi meşrulaştırmak" ve "nefreti normalleştirmekle" suçladı.
Önde Gelen Kurumların Tepkileri
ABD'nin önde gelen İsrail lobilerinden İftira ve İnkarla Mücadele Birliği (Anti-Defamation League - ADL), Pillay'ın ödül almasının ardından bir açıklama yayımladı. ADL, açıklamasında Nobel Komitesi'nin Pillay'a Barış Ödülü'nü vererek Yahudileri ve İsraillileri şeytanlaştırmayı meşrulaştırma ve antisiyonizmi savunma konusundaki geçmişini ödüllendirdiğini belirtti. Ayrıca, Pillay'ın İsrail'e yönelik "soykırım" suçlamalarının "kanıtsız" olduğu öne sürüldü ve Pillay'ın Birleşmiş Milletler içinde antisiyonizm ve antisemitizmi yaymaya çalıştığı savunuldu.
ADL, açıklamasında "Nobel Komitesi, antisemitik söylemlere defalarca arka çıkan birine en prestijli ödülünü vermiştir. Bu barış değildir. Bu, nefretin normalleştirilmesidir" ifadelerine yer verdi. İsrail yanlısı olduğu bilinen ve BM faaliyetlerini gözlemleyen UN Watch adlı sivil toplum kuruluşu da Pillay'a ödül verilmesini kınadı. UN Watch Başkanı Hillel Neuer, "Nobel Komitesi’nin Navi Pillay’ı onurlandırmış olması bizi şok etti. Antisemitizm konusundaki endişe verici sicili ve kötü şöhretli bir BM komisyonuna başkanlık ederken sergilediği ağır etik ihlalleri, onu böyle bir ödüle layık olmaktan tamamen mahrum bırakmaktadır" görüşünü paylaştı.
Ödülün Güvenilirliği Tartışmaya Açıldı
İsrail'in kuruluşunun en büyük destekçilerinden olan New York merkezli Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Ronald Steven Lauder de karara tepki gösterdi. Lauder, "Navi Pillay bir diplomat değildir ve kesinlikle bir barış elçisi de değildir. Norveç Nobel Komitesi’nin ona Barış Ödülü’nü verme kararı, antisemitizme karşı çıkan ve dünyanın her yerinde Yahudi yaşamını savunanlar için şok edici bir hakarettir" ifadesini kullandı. Yahudi toplulukların Pillay'ın eylemlerinden rahatsızlık duyduğuna işaret edilen açıklamada, bu kararın Nobel Barış Ödülü'nün güvenilirliğini zedelediği öne sürüldü.
Simon Wiesenthal Merkezi Başkanı Jim Berk, "2026 Nobel Barış Ödülü’nün Navi Pillay’a verilmesi kararı, adaleti korumakla görevli kurumlar için endişe verici bir durumdur" yorumunu yaptı. Kanada merkezli Abraham Küresel Barış Girişimi'nin Başkanı Avi Abraham Benlolo da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Pillay'ın ödülü kazanmasına tepki gösterdi. Benlolo, kararın ödülün saygınlığına zarar verdiğini savunarak Nobel Komitesi'ne kararı gözden geçirme çağrısında bulundu. Amerikan Wall Street Journal gazetesinin yayın kurulu da konuya "İsrail'den Nefret Etmeye Nobel Ödülü" başlıklı bir yazı ile yaklaştı.