Dünyanın en büyük varlık fonu olan Norveç Varlık Fonu (NBIM), sabit getirili menkul kıymetler portföyünde önemli bir strateji değişikliğine hazırlanıyor. Fon, yüksek getiri potansiyeli arayışıyla ABD Hazine tahvillerindeki payını azaltarak şirket ve ipotek teminatlı menkul kıymetlere yönelecek.
Dünyanın en büyük varlık fonu konumundaki Norveç Varlık Fonu (NBIM), devasa portföyünde stratejik bir değişiklik yaparak küresel finans piyasalarında dikkatleri üzerine çekti. Fon yönetimi, 1,65 trilyon doları hisse senetlerinde ve 592 milyar doları sabit getirili menkul kıymetlerde bulunan toplam varlığının rotasını yeniden belirliyor. Piyasada yaşanan sert dalgalanmalar dönemlerinde ihtiyaç duyulan likiditeyi korumak adına sabit getirili varlıklardaki yüzde 50'lik ağırlığını sürdürecek olan fon, aynı zamanda daha yüksek getiri potansiyeli sunan yeni yatırım alanlarına yönelmeyi hedefliyor.
ABD Tahvillerinde Büyük Kesinti
Fonun önerisine göre, tahvil portföyündeki ABD Hazine tahvillerinin ağırlığı yüzde 34,1'den yüzde 21,9'a düşürülecek. Bu değişiklik, yaklaşık 75 milyar dolarlık bir azaltıma işaret ediyor. Euro Bölgesi devlet tahvillerinin payı yüzde 16,8'den yüzde 14,1'e gerilerken, Japon devlet tahvillerinin ağırlığı ise yüzde 4,6'dan yüzde 7,4'e çıkarılacak. Bu karar, ABD'nin artan borç yüküne ilişkin endişelerin arttığı ve uzun vadeli tahvil getirilerinin son yılların en yüksek seviyelerine çıktığı bir döneme denk geliyor.
Ekonomist Mohamed El-Erian, Norveç Varlık Fonu'nun bu adımını değerlendirerek, ABD Hazine tahvillerinin güvenilir alıcılarının baskı altında olduğunu belirtti. El-Erian, NBIM'in çektiği miktarın büyük olmasa da tahvil yatırımcılarının güvenilirliğinin azaldığına dair güçlü bir sinyal verdiğini ifade etti.
Yeni Yatırım Alanları ve Getiri Potansiyeli
Devlet tahvillerinden azaltılacak ağırlık, şirket tahvilleri, ipotek teminatlı menkul kıymetler ve kamu bağlantılı kuruluşların tahvillerine yönlendirilecek. Yeni modelde ipotek teminatlı tahvillerin toplam tahvil endeksindeki payının sıfırdan yaklaşık yüzde 13'e, kamu bağlantılı tahvillerin ise yaklaşık yüzde 4'ten yüzde 11'e çıkması öngörülüyor. Fon yönetimi, ipotek teminatlı menkul kıymetler gibi daha riskli varlıklara yönelerek uzun vadede daha yüksek getiri elde edilebileceği görüşünü savunuyor.
Ayrıca, gelişmiş ekonomilerde artan kamu borçlarını dikkate alan fon, devlet tahvillerinin ağırlıklandırılmasında gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) yerine piyasa değerini esas alan bir sisteme geçmeyi planlıyor. Bu yaklaşım, fonun yatırım stratejisini daha dinamik ve piyasa koşullarına duyarlı hale getirmeyi amaçlıyor.
Riskler ve Gelecek Projeksiyonları
Son dönemde özellikle ABD ve Asya'daki teknoloji ve yarı iletken şirketlerinden güçlü getiriler elde eden fon yönetimi, bu performansın kalıcı olmayabileceği konusunda da uyarıyor. NBIM'in gerçekleştirdiği stres testine göre, yapay zeka hisselerinde yaşanabilecek sert bir düzeltme, fonun piyasa değerinden 740 milyar doları silebilir.