TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu'nun görev süresi, çalışmaların tamamlanamaması nedeniyle 29 Temmuz 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere bir ay uzatıldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu'nun görev süresi, çalışmaların 3 aylık sürede tamamlanamayacağı gerekçesiyle bir ay uzatıldı. AK Parti Tokat Milletvekili ve Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, uzatma teklifinin oy birliğiyle kabul edildiğini bildirdi. Bu karar, 29 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yürürlüğe girecek.
Komisyonun 29 Nisan 2026 tarihinde başladığı çalışmaların geniş kapsamlı olduğu, bu nedenle ek süreye ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Beyazıt, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşanan okul olaylarının münferit güvenlik sorunları olmadığını, çocukların yaşam hakkını, güvenli eğitim hakkını, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü doğrudan ilgilendiren çok boyutlu ve toplumsal bir sorunla karşı karşıya olunduğunu vurguladı.
Kurumlardan Beklentiler ve Çözüm Odaklı Yaklaşım
Komisyon Başkanı Beyazıt, toplantıda kurumlardan yalnızca genel değerlendirme beklemediklerini açıkça ifade etti. Her kurumun, mevcut sistemde gördüğü temel eksikliği, bu eksikliğin giderilmesindeki sorumluluğunu, kısa ve orta vadede atacağı somut adımları ve bu adımların hangi göstergelerle ölçüleceğini ortaya koymasını talep etti.
Çocuk Hakları ve Bütüncül Çözüm Vurgusu
Geliştirilecek her tedbirin çocukların eğitim hakkını, mahremiyetini, kişisel verilerini ve damgalanmama hakkını koruması gerektiğinin altını çizen Beyazıt, güvenlik adına çocukları sürekli gözetlenen, şüpheli veya potansiyel suçlu olarak gören bir yaklaşımın asla kabul edilemez olduğunu belirtti.
Aynı şekilde çocuk hakları adına ağır şiddet olaylarını veya mağdurların adalet talebini görmezden gelen bir yaklaşımın da kabul edilemez olduğunu ifade eden Beyazıt, güvenlik, adalet, eğitim, sağlık, sosyal hizmet, aile desteği, gençlik politikaları ve medya sorumluluğunu bir araya getiren bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğine işaret etti.