Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada önemli gelişmeler yaşanıyor. Avukatlar, iki erkeğe ait DNA bulgularını ve soruşturmadaki ihmalleri gündeme getirdi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş'in 21 yaşında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma devam ederken, ailesinin avukatları dosyaya kritik yeni taleplerde bulundu. Avukat Abdurrahman Karabulut, soruşturmanın başlangıcında olayın 'intihar' olarak gösterilmeye çalışıldığını belirtti.
Kabaiş ailesinin avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç ile Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, Van Adliyesi'nde savcıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Avukat Karabulut, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, dosyayı yaklaşık iki ay önce devraldıklarını ve bu süreçte adli tatilin önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Soruşturmada Yeni Bulgular ve Talepler
Avukat Karabulut, dosya üzerinde yeterince araştırma yapılmadığını savunarak, soruşturmanın isteksizce yürütüldüğünü ve üstünkörü incelemeler yapıldığını dile getirdi. Karabulut, dosyanın daha çok intihar algısı yaratılarak bu çerçevede soruşturulmaya çalışıldığını veya ailenin suçlamalara karışanların olduğuna yönelik etkin bir araştırmanın yapılmadığını gözlemlediklerini aktardı.
Karabulut, dosyayı devraldıkları 10 Temmuz tarihinden itibaren yaklaşık 30 konuda başvuruda bulunduklarını ve bu taleplerin 2-3 tanesi hariç tamamının kabul edildiğini açıkladı. Savcı ile yapılan görüşmelerde etkin bir araştırmanın yapıldığını söyleyen Karabulut, başvuruların bir kısmının sonuçlandığını, bir kısmıyla ilgili araştırmaların ise devam ettiğini kaydetti.
Adli Tıp Raporlarındaki Çelişkiler
Rojin Kabaiş'in intihar ettiğine dair dosyada herhangi somut bir verinin bulunmadığını, ancak böyle bir algının oluşturulmaya çalışıldığını belirten avukat Karabulut, Adli Tıp Kurumu raporlarına da dikkat çekti. Karabulut, Adli Tıp raporunda Rojin'in bedeninde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiğini hatırlattı.
Avukat Karabulut, dokuz ay sonra Adli Tıp'ın iki erkek DNA'sı tespit ettiğini raporladığını ve bir yıl sonra, yani 12 Ekim 2025 tarihinde, bu DNA'ların Rojin'in bedeninin neresinde olduğunun açıklandığını ifade etti. Bu durumun, raporlama süreçlerindeki gecikmeleri ve zamanlamayı sorgulattığını vurguladı.