Rum Meclisi Göçmenler Komitesi'nde ele alınan toplantıda, Güzelyurt'a bağlı Gayretköy, Zümrütköy ve Bostancı köylerinin Rum İçişleri Bakanlığı'nın iskan planının dışında bırakıldığı ortaya çıktı. Köy temsilcileri, konut inşası, yol ve aydınlatma eksikliği gibi ciddi sorunları dile getirdi.
Güzelyurt'a bağlı Gayretköy (Avlona), Zümrütköy (Katokopia) ve Bostancı (Zodia) köylerinin Rum İçişleri Bakanlığı'nın iskan planında yer almadığı, Rum Meclisi "Göçmenler" Komitesi'nde yapılan bir toplantıda gündeme geldi. Bu durum, bölge sakinleri arasında ciddi endişelere yol açarken, köylerin geleceği hakkında önemli soruları da beraberinde getirdi.
Bölge Sakinlerinden Gelen Şikayetler ve Talepler
Komite toplantısında köy temsilcileri, ara bölgede konut inşa etme zorluklarının yanı sıra temel altyapı eksikliklerine dikkat çekti. Özellikle yolların asfaltsız olması ve aydınlatma yetersizliği, günlük yaşamı olumsuz etkileyen başlıca sorunlar arasında belirtildi.
Toplantıda çiftçilerin de Türkler kaynaklı zorluklarla karşılaştığı ifade edildi. Rum Tarım Bakanlığı Genel Müdürü, güneş enerjisiyle kuyu suyu çekme masraflarının yüzde 80'inin bölge sakinlerine ödendiğini belirtse de, yakın gelecekte bölgeye baraj inşa edilmesi planı olmadığını açıkladı. Bu açıklama, KKTC'de çiftçilere hizmet veren barajların varlığı göz önüne alındığında eleştiri konusu oldu.
Gayretköy (Avlona) ve Zümrütköy (Katokopia) muhtarları, Rum Meclisinden, çiftçilerin çevre harcı ödememesi için devreye girmesini ve söz konusu bölgelerdeki tarımsal arazilerin ödenek verilmesi amacıyla kabul edilmesini talep etti. Bu talepler, bölge tarımının sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.
Ara Bölge Statüsü ve Rum Tarafının Yaklaşımı
Rum Müzakereci Menelaos Menelau, ara bölgenin sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin mülkiyetinde olduğunu" iddia etti. Menelau, zaman zaman sorunlara atıf yapılıyor olmasına rağmen, durumun 1974'e göre iyileştiğini savundu.
Menelau, Türk askeri kaynaklı zorluklar yaşandığını ve bunların Birleşmiş Milletler aracılığıyla göğüslenmeye çalışıldığını öne sürdü. Konunun iki tarafın görüşmeleri çerçevesinde gündeme getirildiğini ancak gündem konusu yapılmadığını belirten Menelau, Rum tarafının, bölgenin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin otoritesinde olduğu inancıyla meselenin müzakere konusuna dönüşmesini istemediğini ifade etti.