İstanbul'da yaşanan seçim sürecine dair şok edici iddialar hukuk zeminine taşındı. Seçmenlere yönelik tehdit ve irade fesadı suçlamalarıyla Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruldu.
İstanbul'da seçim sürecine dair 'demokrasi, eşitlik ve adalet adına olmaması gereken' olayların yaşandığı iddia edildi. Bu kapsamda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na birden fazla suç duyurusunda bulunuldu. Başvuruyu, mağdur sıfatıyla İstanbul YENİ Parti İl Başkanlığı'ndan Özgür Çelik gerçekleştirdi.
Seçmenlere Yönelik Tehdit İddiaları
Yapılan suç duyurusunda, bir seçmenin telefon görüşmesinde 'Beni tutuklamakla tehdit ettiler. Benim engelli çocuğum var, eşim engelli. Onlara kim bakacak? Çaresizim abi, çok korkuyorum. O yüzden AK Parti'ye oy vermek zorundayım' dediği belirtildi. Bu durumu duyanların şahit olduğu ve savcılığın bu kişi hakkında soruşturma açtığı ifade edildi. Ancak suç duyurusunda, bu tür tekil bir olayın aksine, beş ayrı kişi için somut delillerle başvuru yapıldığı vurgulandı.
İrade Fesadı ve Pazarlık Suçlaması
Dört kişinin AK Parti'ye geçişiyle ilgili yaşanan bir olayda, salon içindeki 40 kişinin şahit olduğu bir diyalog da suç duyurusuna eklendi. İddiaya göre, bir seçmen, 'Benim çocuğum yurt dışında firarda. Terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyor. Bana Adalet Bakanlığı çocuğunu getireceğiz diye söz verdi' diyerek oyunu AK Parti'ye verdiğini itiraf etti. Bu durum, kişinin özgür iradesinin fesada uğratıldığı ve oyunun adeta satın alındığı şeklinde yorumlandı.
Hukuki Süreç ve Önceki Vakalar
Suç duyurusunda, savcılıktan belirtilen telefon görüşmelerinin saat ve yer bilgilerinin incelenmesi talep edildi. Ayrıca, seçim sürecinde yaşanan benzer bir olaya da dikkat çekildi; Belediye Başkanı Sinem Hanım'ın gözaltına alınıp tutuklanması hatırlatıldı. Bu olayların, seçimlerin 'en karanlığı, en kirletilmişi ve en utanvericisi' olarak nitelendirilmesine neden olduğu belirtildi.