Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 kabul oyuyla yasalaştı. Bu tarihi düzenleme, terörsüz bir Türkiye hedefi doğrultusunda atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor ve muhalefetten de güçlü destek aldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda tarihi bir adım atarak, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni kabul etti. Uzun süredir üzerinde çalışılan bu önemli düzenleme, geniş bir siyasi uzlaşıyla yasalaşarak ülkenin geleceği için yeni bir dönemin sinyallerini verdi.
Genel Kurul'daki görüşmeleri yaklaşık 12 saat süren kanun teklifi, açık oylama sonucunda 467 'kabul' oyuyla Meclis'ten geçti. Oylamada 87 'ret', 7 'çekimser' ve 2 'mükerrer' oy kullanıldı. AK Parti ve MHP'nin hazırladığı teklife; DEM Parti, Yeni Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Yol grubu da 'evet' oyu vererek güçlü bir destek sundu.
Geniş Katılımla Tarihi Karar
TBMM çatısı altında sağlanan bu tarihi uzlaşıya dikkat çeken Meclis Başkanı Kurtulmuş, düzenlemenin kabulüyle 'Terörsüz Türkiye yolunda aralanan kapının artık açıldığını' ifade etti. Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesiyle birlikte ülkenin her yerinde huzurun, barışın ve dayanışmanın hakim olacağı yeni bir dönemin inşa edileceğini vurguladı.
Sürecin Mimarları ve Titiz Çalışma
Kanun teklifinin komisyon çalışmaları geçen sene 5 Ağustos'ta başlamıştı. Bu süreç, yasanın kabulüyle birlikte 'Terörsüz Türkiye' hedefine ulaşmada önemli bir eşik olarak kabul ediliyor.
Sürecin başından itibaren Sayın Cumhurbaşkanının siyasi iradesi büyük bir güç verirken, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli de oturumun başlangıcından bitişine kadar Meclis'te süreci dikkatle takip etti. Komisyon çalışmalarına destek veren 50 milletvekili ve tüm siyasi partiler ile AK Parti Grubu'nun öncü rolü de bu sonucun elde edilmesinde etkili oldu. Teklifin kelime kelime, cümle cümle titizlikle hazırlandığı ve zorlu siyasi virajların 'arka kapı diplomasisi' ile aşıldığı belirtildi.