DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 10 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, komisyon onayından geçen çerçeve yasa teklifini "ayrıcalık yasası" değil, "çatışma çözümünün ilk adımı" olarak değerlendirdi. Bakırhan, bu sürecin Türkiye'nin bütünlüğüne katkı sağlayacağını vurguladı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 10 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda önemli açıklamalarda bulundu. Komisyon onayından geçerek Genel Kurul'a sunulan çerçeve yasa teklifi hakkında konuşan Bakırhan, teklifin bir 'ayrıcalık yasası' olmadığını, aksine 'çatışma çözümünün ilk adımı' olduğunu belirtti.
Bakırhan, bu sürecin bir 'al-ver meselesi' ya da 'taviz' olmadığını vurguladı. Konuşmasında, bu yasa ve sürecin tek kazananının 'tüm Türkiye ve 86 milyon yurttaş' olacağını ifade etti. Açıklamalar, ülkenin geleceği ve toplumsal barış açısından dikkat çekiciydi.
Türkiye'nin Bütünlüğü ve Ortak Gelecek Vurgusu
Türk yurttaşlara seslenen Bakırhan, sürecin ülkenin bütünlüğüne yönelik bir tehdit oluşturmadığını savundu. 'Bu süreçte sizden eksilen hiçbir şey yoktur, olmayacak. Aksine bu süreç Türkiye’yi büyüten ve refaha kavuşturacak bir süreçtir' diyen Eş Genel Başkan, ülkenin bütünlüğü ve değerlerinin asla müzakere konusu olmadığını ekledi.
Bakırhan, 'Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı' ifadelerini kullanarak, ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şeyin çatışmanın kendisi olduğunu dile getirdi. 'Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır' sözleriyle ortak yaşam iradesini vurguladı.
Acıların Paylaşımı ve Kürt Kimliğinin Hukuki Varlığı
Çatışmalarda yaşamını yitirenlerin ailelerine de seslenen Bakırhan, 'Evlatlarınızın hatırasına gösterilecek en büyük hürmet, başka hiçbir evladın ölmemesi ve zarar görmemesidir' dedi. Acıların tartılmayacağını ve yarıştırılmayacağını belirten Bakırhan, acının hangi evde olursa olsun acı olduğunu ve hepimizin ortak acısı olduğunu ifade etti.
Kürt toplumundaki 'yeniden kandırılma' kaygısının farkında olduklarını belirten Bakırhan, sürecin Kürt kimliğinin eritilmesi anlamına gelmediğini söyledi. 'Bu süreç kimliğimizin eritilmesi değil, varlığımızın hukukla buluşmasıdır. Kürtler artık örgütlü bir halktır. Ne kanar ne de kandırılır' diyerek, kimliklerinin hukuki zeminde tanınması talebini dile getirdi.
Ateş Ateşle Sönmez: Çatışma Çözümü Vurgusu
Siyasi alanda Kürtlerin demokratik hakları için mücadelelerinin devam edeceğini vurgulayan Bakırhan, öncelikle 'hepimizi yakan bir ateşin söndürülmesi gerektiğini' belirtti. Kürtçe atasözü 'Agir bi agir venamire' (ateş ateşle söndürülmez) ile 50 yıllık çatışma deneyiminin en yalın hakikatinin bu olduğunu ifade etti.
Bir tarafın yenilgisi üzerine kurulan düzenlerin yeni çatışmalara zemin hazırlayacağını söyleyen Bakırhan, sürecin Türkiye’nin bölünmesine değil bütünleşmesine, ayrışmaya değil ortak yaşamın güçlenmesine hizmet edeceğini savundu. Kanun teklifini ortak yaşamın siyasi ve hukuki zeminini güçlendirecek 'ilk adım' olarak nitelendiren Bakırhan, asıl sınavın demokratikleşme aşamasında verileceğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.