YENİ Parti, gelir getiren köprü ve otoyolların işletme haklarının devredilmesini sert bir dille eleştirerek, iktidarın ekonomik yönetimini sorguladı. Parti, devlete ve vatandaşa ait borç yükünü ve bütçe açıklarını vurgulayarak, bu adımın "satış" olduğunu belirtti.
YENİ Parti, iktidarın gelir getiren köprü ve otoyolların işletme haklarını devretme kararına sert tepki gösterdi. Parti yetkilileri, mevcut ekonomik koşullar altında bu tür bir adımın ülkenin geleceğini ipotek altına almak anlamına geldiğini belirterek, "AKP satmalara doyamadı!" ifadelerini kullandı.
Devletin Faiz Yükü ve Bütçe Açığı Derinleşiyor
Parti tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye'de uygulanan ekonomi politikasının ulaştığı nokta, hem devlet hem de vatandaş için ağır bir tablo çiziyor. Merkezi yönetimin 2026 yılının ilk 7 ayındaki faiz gideri yaklaşık 1,79 trilyon TL'ye ulaştı. Sadece Temmuz ayında ödenen faiz miktarı ise 326,8 milyar TL olarak kayıtlara geçti.
Devletin bütçesi de ciddi açıklarla karşı karşıya. Ocak-Temmuz döneminde bütçe açığı 1,32 trilyon TL'ye yükselirken, sadece Temmuz ayındaki açık 378,1 milyar TL oldu. Bu durum, bütçenin giderek daha büyük bir bölümünün geçmiş borçlanmaların faiz ödemelerine ayrıldığını ve borç-faiz-açık döngüsünün ağırlaştığını gösteriyor.
Vatandaşın Borç Sıkıntısı Büyüyor
YENİ Parti, vatandaşın ekonomik durumunun da devletten farklı olmadığını vurguladı. Bireysel kredi ve kredi kartlarında yasal takibe düşen borçlar Haziran ayı itibarıyla 379 milyar TL'ye ulaştı. Bu rakam, yıllık bazda yüzde 79'luk bir artışa işaret ediyor ve kredilerin birçok hane için artık yatırım veya tüketim aracı olmaktan çıkıp geçim finansmanına dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Sadece Haziran ayında kredi veya kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe giren kişi sayısı 297 bin olarak kaydedildi. 2026'nın ilk 6 ayında ise mükerrerlikten arındırılmış olarak yaklaşık 1 milyon 117 bin kişi yasal takibe girdi. Bireysel kredi kullanan kişi sayısı 38 milyondan 43 milyona çıkarken, takibe düşen kişi sayısındaki artış yüzde 168'e, takip tutarındaki artış ise yüzde 320 seviyesine ulaştı. Bu veriler, vatandaşın hayatını idame ettirmek için kredi kartı, kredili mevduat hesabı ve ihtiyaç kredisi gibi finansal araçlara giderek daha fazla başvurduğunu gösteriyor.
Tartışmalı Özelleştirme Hamlesi: 'Bunun Adı Satıştır'
Parti, tüm bu olumsuz ekonomik tablonun ortasında, gelir getiren köprü ve otoyollar için özelleştirme sürecinin başlatılmasını eleştirdi. 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile otoyolların satılmayacağı, ancak 30 yıl işletme haklarının devredileceği yönündeki açıklamaların bir kelime oyunu olduğunu belirten YENİ Parti, bu hamlenin açıkça bir satış olduğunu ifade etti.
YENİ Parti, vatandaşın borç yükü altında ezildiği, devletin trilyonlarca lira faiz ödediği ve bütçenin trilyonluk açıklar verdiği bir dönemde, para kazandıran kamu altyapılarının satılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bugünün bütçe ihtiyacını karşılamak adına yarının gelirlerinden vazgeçilmesinin hesabının kim tarafından verileceği sorusunu yöneltti.