AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, darbeyi demokrasiye ağır bir saldırı ve ülkeye ihanet olarak nitelendirdi.
12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümünde AK Parti'den önemli mesajlar geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, darbeyi 'demokrasiye dönük ağır bir saldırı' olarak tanımlayarak, darbenin Türkiye'ye ihanetini unutmadıklarını vurguladı.
Çelik, her darbenin milli iradeye ve insanlık onuruna yönelik 'millet ve devlet düşmanı' bir saldırı olduğunu belirtti. Hukukun askıya alındığı ve millet iradesinin gasbedildiği o karanlık günlerin, demokrasiyi koruma konusundaki hassasiyetin önemini her zaman hatırlattığını ifade etti.
Milli İrade ve Demokrasi Mücadelesi
Açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde milli egemenliğin alanını genişletme kararlılıklarının tam olduğunu belirten Çelik, demokrasi mücadelesinde bedel ödeyen tüm vatandaşları rahmetle andı. Vesayete karşı milletin sarsılmaz iradesini bir kez daha vurgulayarak, 'Unutmadık, unutturmayacağız' mesajını verdi.
1982 Anayasası ve Yeni Anayasa Hedefi
Demokrasi tarihinin kara lekelerinden biri olarak nitelendirilen 12 Eylül 1980 darbesiyle askeri vesayetin, milletin iradesini gasp ederek sivil siyaseti kesintiye uğrattığı belirtildi. Bu durumun ülkenin siyasi, toplumsal ve hukuki hayatında derin izler bıraktığı ve milli iradenin üzerinde vesayet kurmaya çalışan anlayışın en ağır örneklerinden biri olduğu ifade edildi.
Türkiye Yüzyılı hedeflerinin en önemli unsurlarından birinin, vesayetçi zihniyeti kurumsallaştıran ve darbe döneminin izlerini taşıyan 1982 Anayasası'nı bütünüyle geride bırakarak ülkeyi sivil bir anayasaya kavuşturmak olduğu vurgulandı. Milletin ortak iradesini esas alan, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasanın ülkeye kazandırılmasının gelecek nesillere karşı tarihi bir sorumluluk olduğu belirtildi.
Millet İradesinin Üstünlüğü ve Gelecek Vizyonu
12 Eylül 1980 askeri darbesinin, millet iradesini gasbeden ve demokratik düzeni kesintiye uğratan tarihin acı hadiselerinden biri olduğu yinelendi. Tüm darbelerin demokrasiyi zayıflattığı, kurumları örselediği, toplumsal hafızada derin yaralar bıraktığı ve milletin kendi geleceğini belirleme hakkına müdahale ettiği ifade edildi.
Türkiye'nin demokrasi tecrübesinin, milli iradenin üzerinde hiçbir gücün olmadığını gösterdiği belirtildi. Milletin bu kararlılığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 15 Temmuz'da iradesine ve demokrasisine canı pahasına sahip çıkarak gösterdiği hatırlatıldı. Milli iradenin üzerinde hiçbir vesayet odağının bulunmadığı daha demokratik, daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.