Ortadoğu'daki tırmanan gerilimler, Suudi Arabistan'ın önemli Doğu-Batı petrol boru hattının 10 Eylül'deki saldırılar sonrası geçici olarak kapatılmasına neden oldu. Bu durum, Hürmüz Boğazı'nın ardından Kızıldeniz'deki Babülmendep güzergahında artan risklerle birlikte küresel petrol arzı üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.
Suudi Arabistan'ın kritik Doğu-Batı petrol boru hattı, Riyad-Medine bölgesinde 10 Eylül'de yaşanan saldırıların ardından geçici olarak faaliyetlerini durdurdu. Bu gelişme, Ortadoğu'da enerji altyapısı ve deniz ticareti üzerindeki baskıyı artırırken, özellikle Hürmüz Boğazı sonrası Kızıldeniz'de tırmanan riskleri gözler önüne serdi. Enerji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırılar sonucu yaralanmalar olduğu ve hattın tedbir amaçlı kapatıldığı belirtildi.
Doğu-Batı boru hattı, Suudi Arabistan'ın ham petrol ihracatını Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan Kızıldeniz'e yönlendirmede hayati bir rol oynamaktadır. ABD ve İsrail'in altı ay önce İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin büyük ölçüde durmasıyla, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan, bu süreçte Kızıldeniz güzergahına daha fazla bağımlı hale gelmişti.
Babülmendep'te Artan Husi Kontrolü
Petrol hattındaki bu kesinti, İran destekli Husilerin Yemen'in Kızıldeniz kıyılarındaki ilerleyişiyle aynı döneme denk geldi. Yemen hükümetinden dört kaynağın bildirdiğine göre, Husiler cuma günü Babülmendep Boğazı'ndaki stratejik Perim Adası'na ulaşarak adanın karşısındaki kıyı kasabası Zübab'ı da ele geçirdi. Daha önce uluslararası tanınan Yemen hükümetine bağlı güçlerin adadan çekildiği açıklanmıştı.
Husilerin Babülmendep Boğazı üzerindeki kontrolünü artırması, Hürmüz'ün ardından ikinci büyük deniz ticaret güzergahındaki sevkiyatları doğrudan riske atmaktadır. Bu durum, küresel petrol arzı üzerindeki baskıyı daha da artırma potansiyeli taşımaktadır.
Küresel Arzda Büyük Düşüş ve Diplomatik Görüşmeler
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, Suudi Arabistan'ın ham petrol arzı ağustosta bir önceki aya göre günlük 2,3 milyon varil azalarak 6 milyon varile geriledi. Bu seviye, 30 yılı aşkın sürenin en düşük rakamı olarak kayıtlara geçti. Ajans, bu düşüşün nedenleri arasında Husilerle bağlantılı grupların Babülmendep'ten geçen gemileri hedef almasını da gösterdi.
Bölgedeki gerilimler sürerken, Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan, Suudi mevkidaşı ile bir araya gelerek Suudi Arabistan'ı hedef alan son saldırıları görüştü. Öte yandan Yemen'in Marib vilayetinde ise hükümet güçlerinin Husilerin geniş çaplı bir saldırısını püskürttüğü belirtildi. Bu gelişmeler, Ortadoğu'daki çatışmaların sadece karada değil, enerji ve ticaret yolları üzerinde de yıkıcı etkiler yaratmaya devam ettiğini gösteriyor.