Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu toplantısında konuşan Aziz Yıldırım, kulübe 217 milyon Euro'luk önemli bir katkı sağladıklarını ve mayıs ayından sonra görevde olmayacağını duyurdu.
Fenerbahçe Kulübünde 24 Ekim 2026 Cumartesi günü Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleşen olağan yüksek divan kurulu toplantısında, eski başkan Aziz Yıldırım önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım, kulübün finansal durumu, geçmiş yönetimlerin icraatları ve kendi geleceği hakkında çarpıcı bilgiler paylaştı.
Kulübe 217 Milyon Euro Katkı ve Finansal Eleştiriler
Aziz Yıldırım, kulübün finansal yapısına dair dikkat çekici iddialarda bulundu. Kendi döneminde 2018 yılında kulübe 2 milyon euro borç bıraktığını belirten Yıldırım, sonraki yönetimin ise bonservisini ödediği dört oyuncuyu satarak 45 milyon euro gelir sağladığını ancak bu paranın borçları kapatmak yerine 'yenildiğini' ifade etti.
Yıldırım ayrıca, 22 Ekim itibarıyla kulübe sponsorluklar aracılığıyla 170 milyon euro civarında para sokmaya çalıştıklarını ve toplamda 217 milyon euro tutarında bir katkı sağladıklarını dile getirdi. Bu katkının karşılığında 186 milyon 304 bin euro harcama yapıldığını da sözlerine ekledi.
Divan Kurulu'na Sert Eleştiriler ve Veda Sinyali
Toplantıya katılımın düşüklüğüne de değinen Aziz Yıldırım, 6085 divan kurulu üyesinden 5416'sının toplantıya katılma hakkına sahip olduğunu ancak sabah itibarıyla 318, sonrasında ise 350 kişinin salonda bulunduğunu belirtti. Yıldırım, divan kurullarının kulüplerin durumlarını konuşmak ve aydınlatmak için bir araya gelmesi gereken akil insanların kurumu olduğunu vurgulayarak, üyelerin kulübe sahip çıkmadığını ifade etti.
Televizyon yayınlarının kaldırılması gerektiğini de savunan Yıldırım, insanların televizyona çıkmak için konuştuğunu, kulübün dertleri için kimsenin konuşmadığını dile getirdi. Bu eleştirilerin ardından, 'Mayıstan sonra ben yokum, bir daha bu kulübün içine gelmem!' ve 'Ben 6-7 ay sonra yokum!' ifadeleriyle kulüpteki geleceğine dair net bir veda mesajı verdi.
Kulübe Sahip Çıkma Çağrısı
Yıldırım, konuşmasının sonunda, divan kurulu üyelerine ve genel olarak kulüp camiasına kulübe sahip çıkma çağrısında bulundu. Kendi ayrılığının ardından kulübün geleceği konusunda endişelerini dile getiren eski başkan, mevcut yönetimin Ataşehir ve Kayışdağı gibi önemli varlıkları sattığını, stadyumun isim hakları, locaları ve kombinelerinin satıldığını ancak kendisinin hiçbir varlığı satmadığını vurguladı.