Araç kiralama sektöründe tüketiciler, teslimat sırasında kayıt altına alınmayan küçük hasarlar nedeniyle yüksek faturalarla karşı karşıya kalıyor. Bu sorunlara çözüm getirecek yeni bir düzenleme yolda.
Araç kiralama sektörü, özellikle teslim alma ve iade süreçlerinde yaşanan hasar anlaşmazlıkları nedeniyle tüketicilerle şirketleri sık sık karşı karşıya getiriyor. Kiralama öncesinde araçtaki mevcut çizik ve göçükleri detaylıca kontrol etmeyen, fotoğraf veya videoyla kayıt altına almayan vatandaşlar, aracı iade ederken daha önce oluşmuş hasarların bedelini ödemek zorunda kalabiliyor. Teslim tutanağına işlenmeyen bu tür hasarlar, taraflar arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açıyor ve tüketicilerin mağduriyet yaşamasına neden oluyor.
Küçük Hasara Büyük Fatura: Mağduriyetler Artıyor
Bu türden mağduriyetlerin en çarpıcı örneklerinden biri İstanbul Bahçelievler'de yaşandı. Kiralık bir otomobilin arka tamponundaki küçük bir göçük için müşteriden tam 25 bin lira talep edildi. Ancak tüketicinin kendi ustasından aldığı onarım fiyatı sadece 5 bin lira oldu. Kiralama şirketinin onarımı kendisinin yaptırmak istemesi üzerine taraflar arasında anlaşmazlık çıktı ve konu yargıya taşındı. Bu olay, hasarın boyutu ile talep edilen onarım maliyeti arasındaki uçurumun ve belgelemenin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Araç kiralarken kredi kartından provizyon alınması veya depozito talep edilmesi, hasar anlaşmazlıklarında tüketicinin karşı karşıya kaldığı mali riski artırıyor. Araç iade edildikten sonra hasar bedeli gündeme geldiğinde, müşteriler depozitolarından kesinti yapılması ya da kartlarından tahsilat gerçekleştirilmesi endişesi taşıyor. Bazı kiralama işlemlerinde senet imzalatılması da tüketiciler açısından ayrı bir risk oluşturuyor. Bu nedenle vatandaşların araç kiralarken sadece günlük kira bedeline değil, sözleşmedeki hasar, sigorta, depozito ve ek ödeme şartlarına da büyük dikkat göstermesi gerekiyor.
Hukuki Süreçte Tüketici Yalnız Kalmasın
Avukat Selim Candoğan, araç kiralama sektöründeki hasar uyuşmazlıklarında tüketicilerin önemli bir bölümünün dava sürecinin uzunluğu ve yüksek masrafları nedeniyle haklarını aramaktan vazgeçtiğini belirtiyor. Candoğan, vatandaşların talep edilen her bedeli kabul etmemesi gerektiğini vurgularken, teslim tutanağı, fotoğraf, video kayıtları ve bağımsız ekspertiz raporlarının hak arama sürecinde çok önemli deliller olduğunu hatırlatıyor. Tüketicilerin bu belgeleri eksiksiz sağlaması, olası bir anlaşmazlıkta ellerini güçlendirecektir.
Yeni Düzenleme Yolda: Tüketiciyi Koruyacak Adımlar
Tüketicilerin mağduriyetini azaltmak amacıyla araç kiralama sektöründe önemli bir düzenleme yolda. 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek olan bu yeni düzenlemeyle, hasar bedelinin yetkili ve bağımsız ekspertiz raporuyla belgelenmesi zorunlu hale getirilecek. Ayrıca, teslim ve iade belgelerinde yer almayan hasarlar için tüketiciden ücret talep edilmesine de sınırlama getirilecek. Bu düzenleme, şeffaflığı artırarak haksız taleplerin önüne geçmeyi hedefliyor.
Bu süreçte tüketicilere düşen en önemli görev ise aracı teslim alırken mevcut tüm hasarları detaylı bir şekilde fotoğraf ve videoyla kaydetmek, bu hasarları teslim tutanağına işletmek ve aracı iade ederken de aynı şekilde kayıt tutmaktır. Bu basit adımlar, gelecekte yaşanabilecek olası anlaşmazlıklarda tüketicinin elini güçlendirecek ve haksız ödemelerin önüne geçecektir.