Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) kapsamında OKS'nin işveren katkısıyla ikinci basamak emekliliğe dönüşmesi hedeflenirken, sistemin hayata geçirilmesi sürekli erteleniyor ve gözler Meclis'e çevrilmiş durumda.
Emeklilikte yeni dönem olarak adlandırılan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), Hükümetin Orta Vadeli Programı (OVP) ve Cumhurbaşkanlığı Programları'nda önemli bir reform başlığı olarak yer alıyor. Sistem, Otomatik Katılım Sistemi'nin (OKS) işveren katkısıyla ikinci basamak emeklilik sistemine dönüştürülmesini, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve OKS fonlarının yeniden düzenlenmesini ve kesintilerin sadeleştirilmesini hedefliyor. Ancak, sistemin hayata geçirilmesi sürecinde yaşanan sürekli ertelemeler ve henüz kapsamlı bir yasal düzenlemenin ortaya konmaması, belirsizliği artırarak konuyu Meclis'in gündemine taşıyor.
Erteleme Kronolojisi ve Belirsizlik
TES'in yürürlüğe girmesi için belirlenen takvimde peş peşe yaşanan gecikmeler dikkat çekiyor. 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan planlar, OKS'nin işveren katkısıyla TES'e dönüşümü için ilk olarak 2024 sonbaharını işaret ediyordu. Ancak bu tarih önce 2025'e, ardından da Cumhurbaşkanlığı Programı ile 2026 yılına ertelendi. Bu durum, sistemin hayata geçirilmesinin kronik bir şekilde ertelendiği yorumlarına yol açıyor.
Mevcut durumda, sistemin kurulacağına dair kamuoyuna sunulmuş bir kanun teklifi veya taslak metin bulunmuyor. Meclis'in tatilde olması ve ekim ayında açılacak olması da, yasal sürecin ne zaman başlayacağına dair belirsizliği derinleştiriyor. Bu eksiklik, sistemin uygulanabilirliği ve geleceği hakkında ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Maliyetler En Büyük Engel
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engellerden biri olarak işçi ve işveren maliyetleri öne çıkıyor. Hükümetin OVP'de tasarruf başlığı altında sunduğu bu sistemle devlet, işveren ve işçiden kaynak yaratma niyeti taşıdığı belirtiliyor. Ancak, mevcut ekonomik koşullar altında tarafların bu ek külfeti taşıyacak gücünün kalmadığı vurgulanıyor.
Türkiye'de asgari ücret 28.075 TL iken, açlık sınırı 36.940 TL olarak kaydediliyor. Bu da asgari ücretin açlık sınırından yaklaşık 8.865 TL daha az, yani yaklaşık %31,6 oranında düşük olduğunu gösteriyor. Mevcut %15 prim yüküne ek olarak %3 TES kesintisi eklendiğinde, net asgari ücretin 27.084 TL'ye düşeceği hesaplanıyor. Bu durum, çalışanların ay sonunu getirme mücadelesini daha da zorlaştırıyor.
Meclis'in Gündemi ve Beklentiler
Meclis'in ekimde açılışının ardından başlayacak bütçe maratonu, yılın kalanında TES'e ilişkin yazılı bir düzenlemenin gündeme gelmesini zorlaştırıyor. Gelişmiş ülkelerde emeklilik fonları trilyon dolarlara ulaşarak ekonomiye can suyu olurken, Türkiye'de birikim oranlarının düşük seyretmesi, sistemin hayata geçirilmesinin önemini artırıyor. Ancak mevcut koşullar ve takvimdeki sıkışıklık, "Sistem yürürlüğe konabilecek mi, yoksa yine rafa mı kalkacak?" sorusunu gündemde tutuyor.