Küresel piyasalarda artan jeopolitik gerilimler, G7 ülkelerinin devlet borçlanma maliyetlerini önemli ölçüde yükseltti. İran ile ilgili gelişmeler, bu ülkelerin kasasına 16 milyar dolarlık ek yük getirdi.
Küresel piyasalar, İran gerilimi ve yükselen enflasyon endişeleriyle sarsılırken, G7 ülkeleri bu durumun ağır bir maliyetini ödüyor. Yayınlanan analizlere göre, G7 ülkeleri söz konusu gerilimin başlangıcından bu yana tahvil getirilerindeki artış nedeniyle 16 milyar dolarlık ek devlet borcu finansman maliyetine katlanmak zorunda kaldı.
Mevcut tahvil getirilerindeki artış eğilimi devam ederse, bu ek finansman maliyeti gelecek yılın ilk çeyreğinin sonuna kadar tahmini olarak 34 milyar dolara ulaşabilir. Bu durum, hükümetlerin yeni borç satmak için ödemeleri gereken miktarı artırarak zaten gergin olan bütçeler üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor.
ABD'nin Yükü ve Küresel Etkiler
Bu maliyet artışının aslan payını, tahmini 10,6 milyar dolar ile G7 ülkeleri arasında açık ara en büyük ekonomiye ve dünyanın en büyük devlet tahvili piyasasına sahip olan ABD üstleniyor. Eğer faiz oranlarındaki yükseliş 2027 yılının ilk çeyreğinin sonuna kadar devam ederse, ABD'nin ek olarak 21,7 milyar dolar daha faiz maliyeti ödemesi gerekecek.
ABD tahvil getirileri, yatırımcıların artan kamu borç yükü ve politika yapıcıların, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile ilgili gelişmeleri nedeniyle tetiklenen enflasyon patlamasını kontrol altına alıp alamayacakları konusundaki endişelerinin artmasıyla son haftalarda keskin bir yükseliş gösterdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in uzun vadeli tahvil alımlarını artırarak getirileri düşürme girişimlerine rağmen bu artış devam etti.
Diğer G7 Ülkeleri ve Enerji Endişeleri
Diğer G7 ülkeleri ise bugüne kadarki toplam artışın üçte birinden biraz fazlasını ödedi. Özellikle İngiltere, İtalya, Almanya ve Japonya gibi büyük enerji ithalatçısı ülkeler, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla tetiklenebilecek bir enerji arz krizi sonrasında yükselen enflasyon beklentilerinden olumsuz etkileniyor.
16 milyar dolarlık mevcut maliyet artışı, fiili borçlanma maliyetlerinin gerilimli dönem öncesi oranlarla karşılaştırılmasıyla hesaplandı. Geleceğe yönelik 34 milyar dolarlık tahmin ise, her ülkenin hazinesinin yayımladığı ihraç planları ve farklı vadelerdeki ihraç modelleri referans alınarak yapıldı.
Piyasalara Yansıması
Bu ek maliyetler, genel kamu harcaması taahhütleriyle karşılaştırıldığında nispeten küçük görünse de, hali hazırda gergin olan hükümet bütçeleri üzerinde ek baskı oluşturma tehdidi barındırıyor. Uzmanlar, yükselen faiz oranlarının hisse senedi ve kredi piyasaları için en büyük risklerden biri olduğunu belirtiyor; faiz oranlarındaki daha fazla artışın her iki piyasa için de olumsuz sonuçlar doğuracağı bir döneme girildiği uyarısı yapılıyor.